AB bütçesi: Ne kadar para çok fazla sayılır?
2028-2034 yıllarını kapsayan AB bütçesine ilişkin müzakerelerde kritik aşamaya girildi. Komisyon’un sunduğu yaklaşık iki trilyon avro büyüklüğündeki taslak, bütçeye net katkı sağlayan Almanya, Hollanda, İsveç ve Avusturya’nın eleştirilerine hedef olmuştu. İrlanda Dönem Başkanlığı ise şimdi yaklaşık 160 milyar avro daha düşük olan bir uzlaşı önerisi sundu.
Trajikomedi
Komisyon’un bütçe taslağı dahi tam bir şaka, diyor Corriere della Sera öfkeyle:
“Avrupa’da eşi benzeri görülmemiş değişimler yaşıyoruz: teknolojik devrim, kapımızın önündeki savaş, Rusya’nın hibrit tehditleri, ABD’nin U dönüşü, sosyal ve ekonomik modelimizin sürdürülebilirliği meselesi. Ancak bu gelişmeleri fark edip zamanında tepki vermek yerine, AB liderleri bir trajikomedi sahneliyor. … Bütçe taslağının takdiminde Von der Leyen ‘tüm zamanların en iddialısı,’ dedi. Bu sözler, yedi yıla yayılmış 2 trilyon avroluk bir bütçe için belki de biraz fazla abartılıydı; öyle ki bu rakam, AB’nin toplam gayrisafi yurtiçi hasılasının yalnızca yüzde 1,26’sına denk geliyor.”
Hayatta kalma güdüsünü harekete geçirmeli
Lithuanian Free Market Institute düşünce kuruluşundan Elena Leontjeva, Delfi’de daha küçük bir AB bütçesinin faydalı olabileceği gerekçesiyle daha az kaynak ayrılmasını savunuyor:
“Yatırımlar sübvanse edilebilir. Ancak bu yatırımlar izinler, mutabakat süreçleri ve yönetmeliklerden oluşan bir labirentte binbir güçlükle ilerlemek zorunda kalıyorsa, bir elimizle verirken diğer elimizle fren yapıyoruz demektir. … Dolayısıyla bütçe kesintileri, Avrupa’yı uzun zamandır konuştuğu şeyi nihayet yapmaya zorlayacaktır. Mali sınırlar net bir biçimde çizildiğinde, gereksiz prosedürlerin kaldırılması ve geriye kalanların basitleştirilmesi gerekir. Harcama kesintileri bizi nihayet daha akıllıca ve tutumlu hareket etmeye zorlayacak, Avrupa’nın ‘hayatta kalma içgüdüsünü’ harekete geçirecektir.”
Gelecekte başımıza bela olabilecek şeyler
Jutarnji list’in analizine göre AB, insani yardım fonlarından tasarruf etmemeli:
“AB Konseyi İrlanda Dönem Başkanlığı ‘Küresel Avrupa’ fonlarında, yani uluslararası kalkınma ve insani yardıma, komşuluk politikasına, Akdeniz bölgesine ve genişlemeye aktarılan kaynaklarda ciddi kesintiye gidilmesini önerdi. ... Diplomatlar, bu durumun Çin ve Rusya’ya gelişmekte olan ülkelerdeki nüfuzlarını az bir parayla artırma kapısını açacağı uyarısında bulunuyor. AB desteğinden yoksun kalan devletler, yoksullukla mücadele etmekte veya insani sorunların üstesinden gelmekte daha çok zorlanacaktır; bu da bizzat AB için potansiyel göç sorunlarını beraberinde getirecektir.”
İrlanda köprü kurmaya çalışıyor
Latvijas Avīze, AB ülkelerinin karşı karşıya kaldığı zorluklara odaklanıyor:
“Şu anda AB Konseyi Dönem Başkanlığı’nı yürüten İrlanda, bir yandan iki blok arasındaki uçurumu kapatmaya çalışırken, diğer yandan bütçede ‘tutumlu’ ülkelerin talep ettiği ölçüde kesinti yapmayı ve bunu yaparken de Uyum Fonu, bölgesel kalkınma ve tarım fonlarına dokunmamayı hedefliyor. ... Buna ek olarak AB üyesi ülkelerin hükümetleri, Fransa, Polonya ve İtalya’da 2027’de yapılacak seçimlerden önce bir uzlaşmaya varmak için çaba gösteriyor. ... Tutumlu üye ülkelerin taleplerini karşılamak amacıyla kesintilerin büyük ihtimalle ‘Küresel Avrupa’ ve Avrupa Rekabetçilik Fonu gibi programlarda aranması bekleniyor.”