Doğu Libya Türkiye ile deniz anlaşmasını onayladı
Libya’nın doğusundaki parlamento, dönemin Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin 2019 yılında Türkiye ile imzaladığı deniz yetki alanları anlaşmasını oybirliğiyle onayladı. Oysa aynı parlamento bunu 2020’de reddetmişti. Böylece anlaşma artık ülkenin her iki kesimi tarafından da kabul edilmiş oldu. Avrupa Komisyonu ise egemenlik haklarının yeniden düzenlenmesine yönelik bu kararı tanımadı ve anlaşmayı hukuka aykırı bulan Yunanistan ile Kıbrıs’ın arkasında durdu.
Bingazi üzerinde baskı uygulanmalı
Phileleftheros, Atina ve Brüksel derhâl bir tepki vermeli, diyor:
“Harekete geçilmeli ve Girit’in güneyinde ve batısında karasuları 12 deniz miline çıkarılmalı. Artık tahammül etmenin sırası değil. [Parlamento’nun aldığı] bu karar, Türkiye’nin Libya’daki gelişmeleri ve olayları büyük ölçüde kontrol altında tuttuğunu doğruluyor. Ciddi iç sorunlarla boğuşan bir ülkede durum sıkı sıkıya Ankara’nın kontrolünde. … Dolayısıyla, Avrupa Birliği’nin de tam desteğini arkasına alan Yunanistan’ın bir tepki vermesi bekleniyor. Bu gelişmelerin önemli bir boyutu, Avrupa Birliği’nin Doğu Libya üzerinde baskı kurmak için sahip olduğu hareket alanı - örneğin göçü kontrol etmesi için Bingazi’ye sağlanan finansmanı keserek.”
Atina’ya yönelik sadece ılımlı sözler var
Naftemporiki’ye göre Yunanistan çok zor bir konumda:
“[Yunanistan] Dışişleri Bakanlığı’nın tepkisine rağmen, Komisyon yönetiminin mesajı şimdilik fazla cılız kaldı. Bolca destek sözü var ama kanun dışı kararını derhal geri çekmemesi halinde sert önlemler alınacağına dair Libya’ya yapılmış hiçbir uyarı yok. Bu karar Yunanistan’ın egemenlik haklarını ihlal ediyor ve Ankara’nın Ege ile Doğu Akdeniz’i kapsayan hukuka aykırı ve revizyonist ‘Mavi Vatan’ iddialarını teşvik ediyor. ... Avrupa’nın enerji krizi döneminde acilen ihtiyaç duyduğu Libya’nın petrol ve doğalgaz yataklarını da unutmamak gerek. ... Atina, Libya’ya baskı yapmak için müttefik bulmakta zorlanacak.”
Ankara'yı göz ardı etmek artık mümkün değil
Yetkin Report’a göre Ankara’nın Libya politikası nihayet meyvesini veriyor:
“Böylece Türkiye, Libya’nın bir tarafının destekçisi olmaktan çıkıp ülkenin iki ana güç merkeziyle de çalışabilen bir aktöre dönüştü. Yunanistan’ın engelleyemediği şey aslında tam olarak bu dönüşümdü. ... Türkiye’nin şu ana kadarki en önemli başarısı rakiplerini Doğu Akdeniz’den çıkarmak değil. Zaten böyle bir şey mümkün de değil. İsrail, Yunanistan ve Kıbrıs bölgede kalıcı aktörler. Avrupa Birliği ve ABD de bölgedeki enerji ve güvenlik projelerinde etkili olmaya devam edecek. Ankara’nın elde ettiği daha farklı bir sonuç var. Türkiye, kendisini dışarıda bırakan bir Doğu Akdeniz düzeninin kurulmasını giderek daha zor ve maliyetli hale getiriyor.”