Lula'nın yeniden seçilmesi dünya için ne anlama geliyor?
Görevdeki Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva Brezilya devlet başkanlığı seçimini kıl payı farkla kazanırken, Flávio Bolsonaro karşısında elde edilen zafer uluslararası toplumun da dikkatini çekti. Lula’nın dördüncü görev süresinin ABD, Avrupa ve Çin ile ilişkiler açısından sonuçları ne olacak? Yeniden seçilmesi küresel iklim koruma için ne anlama gelecek? Uluslararası basın, Brezilya’nın dünya siyasetinde bundan böyle üstleneceği rolü tartışıyor.
ABD ile yakınlaşma olmaz
SRF’nin Latin Amerika muhabiri Karen Naundorf şu yorumda bulunuyor:
“Uluslararası açıdan Lula’nın yeniden seçilmesi önemli bir siyasi mesaj ve Donald Trump için de bir darbe. Trump, Flávio Bolsonaro ile Latin Amerika’nın en büyük ekonomisinin başında yakın bir siyasi müttefik kazanmış olacaktı. Bunun yerine Brezilya, Lula yönetiminde Çin’le yakın ekonomik ilişkiler kurulmasını öngören bağımsız dış politika rotasında ilerlemeyi sürdürecek. Lula ayrıca, seçimden sonraki ilk konuşmasında büyük teknoloji platformlarına daha sıkı düzenlemeler getirileceğini duyurdu.”
Avrupa’yla mesafe korunacak
Frankfurter Allgemeine Zeitung, Lula’nın zaferinin küresel ‘demokrasi’ cephesi için kazanç olarak görülmesine karşı uyarıda bulunuyor:
“Brezilya, bu devlet başkanının yönetiminde Pekin ve Moskova’nın giderek daha Batı karşıtı bir pozisyona yerleştirmek istediği BRICS grubunun hep aktif bir üyesi oldu. Çin, pek çok Latin Amerika ülkesinde olduğu gibi burada da nüfuzlu bir ticaret ortağı olmayı sürdürüyor. Özellikle Ukrayna meselesinde Lula, Avrupalıları soğuk bir tavırla başından savdı. Bu durumun öngörülebilir bir gelecekte değişeceğine dair de hiçbir emare yok.”
Herkes kazandı
Aftonbladet, Brezilya’daki devlet başkanlığı seçiminde Lula’nın ABD Başkanı ve iklim dönüşümü inkârcısı Trump’ın desteklediği Bolsonaro karşısında elde ettiği zaferle bütün dünyanın kazandığını söylüyor:
“Şimdi dünyanın en büyük yağmur ormanı, sağ milliyetçi bir Trump dostunun eline düşmeyecek. Lula’nın görev süresi boyunca ormansızlaşma rekor düzeyde düşük bir seviyeye geriledi. Özellikle de BM 1,5 derece hedefini tutturamayacağımızı açıklamışken, bu durum iklim krizinin üstesinden gelmek açısından kritik önemde. Dolayısıyla, Lula’nın zaferi bütün dünya için bir kazanç.”
Önemli sorulara yanıt bulamadı
Süddeutsche Zeitung’un Güney Amerika muhabiri Jan Heidtmann, seçimin galibinin Brezilya’ya daha fazla ne sunabileceğini sorguluyor:
“Başkan ve destekçileri son bir kez tüm güçlerini seferber ettiler, ancak içerik bakımından çıkmaza saplanmış durumdalar. On yıllardır iktidarda olmalarına rağmen, tavan yapan suç oranları, siyasetin en yüksek kademelerine uzanan yolsuzluklar ve pek çok insanın borç batağında olması gibi Brezilyalıların en acil sorunlarına ikna edici yanıtlar bulamadılar: ... Bundan böyle Lula da Silva’nın adaylığında başından beri eksik olan şeyi, yani Brezilya’nın geleceğini neden siyaset veteranı bir ismin temsil etmesi gerektiğine dair ikna edici ve sağlam temellere dayanan anlatıyı geliştirmek zorundalar.”
Son büyük kale
La Repubblica, büyük bir coşkuyla seçimin galibinin portresini çiziyor:
“Luiz Inácio Lula da Silva’nın hayatı ve kariyeri ne kadar destansı bir hikâye. Güney Amerika solunun son büyük kalesi o. ... Bu kez tehlikede olan demokrasiydi. İlk turda yenik düştü ama küllerinden yeniden doğdu. Dördüncü görev dönemini kazanan ilk devlet başkanı oldu. Sendikal hareket, Partido dos Trabalhadores’in [İşçi Partisi] kuruluşu, seçimi kazanması, yolsuzluk suçlamaları, hapis yatması, yeniden seçilmesi, hastalığı ve kendisine karşı düzenlenen darbe girişimi: Her defasında büyüleyen ve ilham veren, ama aynı zamanda da kutuplaştıran bir hikâyenin köşe taşları bunlar. Brezilya’da onu ya seversiniz ya da ondan nefret edersiniz. Pazar akşamı sevgi galip geldi.”
Sol politikalar ülke genelinde uygulanamaz
Politiken, Lula’nın seçim başarısının otomatik olarak ülkede sol politikalar izleneceği anlamına gelmediği görüşünde:
“Lula’nın zaferi, önümüzdeki dört yıl boyunca Brezilya’da siyasetin ve sert değerler mücadelesinin sola kayacağı anlamına gelmiyor. Zira sağ, ulusal parlamentoda ve eyaletlerde önemli ölçüde güç kazandı. Ulusal parlamentoda çoğunluk merkezin sağında yer alıyor. ... Amazon yağmur ormanlarını kapsayan eyaletlerde eskisinden daha fazla sağcı vali var ve bunlar çevre koruma yönetmelikleriyle ilgilenmekten çok çiftçilere, toprak sahiplerine ve maden şirketlerine yardım etmeye öncelik veriyor.”