Çekya: Kamu yayıncılığına saldırı
Çekya’da iktidar partileri, cumartesi günü sabaha karşı kamu yayıncılarının finansman sistemini değiştiren bir yasa tasarısını ilk okumada kabul etti: Buna göre radyo ve televizyon kuruluşlarının bütçesi yüzde 15 azaltılacak, üstelik bu kaynak artık yurttaşların ödediği harçlardan değil, devlet bütçesinden karşılanacak. Muhalefet düzenlemeyi ifade özgürlüğüne yönelik bir saldırı olarak nitelendirirken, Prag’da ve başka kentlerde protestolar düzenlendi.
Demokrasi sistematik olarak baltalanıyor
Hospodářské noviny, meselenin yayın kuruluşlarına yönelik bir saldırıdan ibaret olmadığını belirtiyor:
“Daha geniş açıdan bakıldığında, liberal demokrasinin kurumlarına yönelik bir saldırıya tanıklık ediyoruz. Hükümet halihazırda aralarında Anayasa Mahkemesi’nin de bulunduğu bağımsız mahkemelere, sivil topluma ve insan hakları örgütlerine saldırıyor. Kontrol edemediği her şeyi hedef alıyor. ... Demokrasinin kendisi doğrudan tehdit altında değil belki. Ancak hükümet, demokrasinin işlemesi için gereken koşulları sistematik olarak baltalıyor. ... Hükümet bilgi egemenliğini ele geçirirse -ki ČT ve ČRo’yu kontrol altına alma girişimlerinin amacı tam da bu- artık tamamen adil seçimlerden söz edilemez.”
İskandinavya çok uzakta
Reflex, hükümetin başka Avrupa ülkelerinde elektronik medyanın devlet tarafından sorunsuz bir şekilde finanse edildiği tezine karşı çıkıyor:
“Babiš, parlamenter demokrasiyi hiçe sayan ve yalnızca kişisel çıkarlarıyla hareket eden her şeye kadir bir demagog. İdealist bir tavırla, kamu medyasının salt devlet bütçesine aktarılmasının bağımsızlıklarına tehdit teşkil etmeyeceğini iddia edenler, yalnızca Babiš ile [medyadan sorumlu Kültür Bakanı] Klempíř’in yalana dayanan yatıştırma politikasını tekrarlamış oluyor. Biz İskandinavya’da değil, siyasi kültür bakımından daha ziyade Çek hükümetinin en yakın müttefiki olan Slovakya Başbakanı Robert Fico’nun dünyasına yakın bir ülkede yaşıyoruz.”
Öfke tek başına yetmiyor
Seznam Zprávy, kamu medyası uğruna verilen mücadelenin henüz tamamen kaybedilmediği görüşünde:
“Komisyon çalışmaları ve parlamentodaki ikinci görüşme sırasında muhalefetin görevi, haklı protestoların yanı sıra devletleştirilen harç sistemine hiç değilse bazı koruma mekanizmaları eklemenin, medyaya yapılacak devlet ödemelerini doğrudan siyasi müdahaleden kısmen de olsa korumanın yollarını bulmak olmalı. Buna zararı en aza indirme denebilir. Bu da öfkenin kendisinden daha zahmetli ama en az onun kadar, hatta belki daha da yararlı olur.”