Paris'te aşılama için hazır enjektörlerle görülen bir hasta bakıcı (22 Ocak 2021). (© picture-alliance/dpa)

  Korona pandemisi 2021

  37 yorum

Aşının sağladığı korumanın giderek artmasına koşut olarak birçok kısıtlamanın kalkmasına ve özlenen gündelik hayata dönülmesine dair umutlar canlandı. Ancak Avrupa basınına göre vaka sayıları bizim boylamlarımızda kontrol altına alındığında dahi pandemi başka bölgelerde ciddi yaralar açmaya devam ediyor.

Yunanistan'da iktidar partisi Nea Dimokratia, bilhassa pandemiyle mücadele eden kişilere cezasızlık getirilmesine karar verdi. Buna göre örneğin Korona yüzünden tesis edilmiş kurullarda görev alan bilim insanları, siyasetçiler ve memurlar, görevleri kapsamındaki ifade ve kararları için sorumlu tutulamayacak. Karar, şiddetli tepkiyle karşılandı.

Avrupa Parlamentosu perşembe günü, bu yaz seyahat etmeyi kolaylaştıracağı düşünülen Yeşil AB Sertifikası'nın yürürlüğe girmesini onayladı. Sertifikayı kendi ulusal aşı belgeleriyle ve sistemleriyle uyumlu hale getirmesi gereken üye devletler ayrıntıları Avrupa Konseyi'nde müzakere edecek. Köşe yazarları aşı olmayanların ayrımcılığa uğrama riski üzerine hararetli bir tartışma başlatmış.

Portekiz 25 Nisan'da 1974'teki Karanfil Devrimi'ni andı ve Özgürlük Günü'nü kutladı. Karanfil Devrimi'nde Salazar diktatörlüğü neredeyse hiç şiddete başvurmadan, halkın çoğunluğunun desteklediği askeri bir darbeyle son bulmuştu. Bu yıl, 2020'nin aksine, birkaç bin kişi salgına rağmen Lizbon'daki Avenida da Liberdade'de (Özgürlük Bulvarı) toplandı. Köşe yazarları kutlamayı farklı şekilde yorumluyor.

Hindistan pandeminin merkez üssü oldu. Hastanelerde yatak, ilaç ve özelikle oksijen yok. İnsanlar hastanelerde, evlerde ve sokakta ölüyor. Bu arada 40'ı aşan ülke yardım sözü verdi. Ülke bu koşullardayken pek çok eyalette seçimler yapıldı. Gözlemciler hükümete ağır suçlamalar yöneltiyor ve şu anda tek çarenin gelecek yardımlar olduğunu söylüyor.

Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis çarşamba günü televizyonda yaptığı bir konuşmada 15 Mayıs'ta ülkenin yeniden turizme açılacağını duyurdu. Buna koşut olarak Korona kısıtlamaları da önümüzdeki haftalarda gevşetilecek, yani restoran ve kafeler 3 Mayıs'tan itibaren yeniden kapılarını açacak. Yorumcular durumdan memnun değil.

Bu yılın Ramazanı geçtiğimiz salı günü başladı. Ramazanda yetişkin ve sağlıklı dindarlar gün doğumundan gün batımına kadar hiçbir şey yemiyor ve içmiyor. Bu yıl toplu iftarlar pandemi yüzünden büyük ölçüde yasak. Köşe yazarlarına göre insanın özüne dönmesi ve düşünmesi için bol bol zamanı olacak.

Pazartesi günü Bükreş'te bir hastane bahçesinde duran mobil bir konteynırda suni teneffüs ihtiyacı olan üç Covid hastası öldü. Teknik bir arıza sonucu oksijen akışının kesildiği tahmin ediliyor. Konteynırlar geçtiğimiz nisan ayında dolu hastanelerin yükünü azaltmak için alınmıştı. Köşe yazarları bu vakanın buzdağının sadece görünen kısmı olduğunu söylüyor.

Başarılı bir aşı kampanyası nedeniyle hızla düşen enfeksiyon sayıları sayesinde üç aylık bir kapanmanın ardından İngiltere'de dükkanlar, spor salonları, kuaförler, hayvanat bahçeleri ve restoranların dış kısımları pazartesi günü tekrar açıldı. İnsanlar yeni özgürlüklerinin tadını çıkardı. Britanya'nın diğer bölgeleri daha temkinli bir açılmaya gidiyor. İngiltere'nin atılımı nasıl sonuç verecek?

Pandeminin yarattığı sıra dışı ortam dolaylı sağlık sorunlarına da neden oluyor: İnsan psikolojisine ağır etkiler ve kayıtlara geçen Covid-19'la ilişkili olmayan normalin üstündeki ölüm oranlarının bir nedeni de toplumsal kapanma. Köşe yazarları siyaset dünyasına bu durumu daha iyi anlama ve harekete geçme çağrısı yapıyor.

Covid-19 aşı kampanyası AB ülkelerinde hız kazanmakla beraber aşı oranları ABD ve Büyük Britanya'ya kıyasla hala çok düşük. Koronanın zayıf düşürdüğü ekonominin canlandırılmasına yönelik, 'Next Generation EU' başlığını taşıyan yeniden inşa planı geçtiğimiz yıl apar topar onaylanmış olsa da şu ana dek sisteme tek bir avro bile akmadı. AB'nin özgüveninin sarsılması için bir neden mi bu? Yorumcular kararsız.

Cumhurbaşkanı Miloš Zeman'ın uyguladığı baskının ardından Çekya Sağlık Bakanı Jan Blatný, sadece beş aylık görev süresinin ardından koltuğunu çarşamba günü Petr Arenberger'e bırakmak zorunda kaldı. Blatný, Zeman'ın ısrarlarına karşın, Sputnik V'nin Çekya'da klinik olarak denenmesi ve uygulanmasına karşı çıkmıştı. Yorumcular Zeman ve Rusya'nın iktidar oyunlarından pek hoşnut değil.

Fransa sonunda tekrar kapanmaya karar verdi. Bu üçüncü kapanma oluyor. Almanya da virüsün yayılmasını kısıtlamak için önlemleri katılaştırmayı tartışıyor. Buna karşın Portekiz zorlu iki ayın ardından özgürlüğe kapı aralamayı umuyor. Avrupalı yorumcular, pandeminin insanların sabır ve sinirlerini nasıl zorladığını dile getiriyor.

Korona önlemleri konusunda Avrupa'nın kararsızlığı devam ediyor. Fransa gibi kimi ülkeler vaka sayıları arttığı için önlemleri arttırırken, diğerleri kararsız; hatta Yunanistan gibi önlemleri gevşetenler de mevcut. Avrupa basınına göre tek bir doğru yol var.

Federal Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier, AB Korona konjonktür programı hakkındaki yasayı şimdilik imzalayamayacak. Federal Anayasa Mahkemesi, Almanya’nın katılımına ilişkin bir acil başvuru yapıldığı için bu kararı aldı. Başvuru sahipleri, AB’nin ortak borç üstlenmesini anayasaya aykırı bulan, AfD eski lideri Bernd Lucke etrafında toplanmış bir grup. Avrupalı gazeteciler, konunun formaliteden öte olduğu görüşünde.

Covid krizi, yoksulluk, işsizlik ve sosyal eşitsizliği hem Avrupa'da hem de ötesinde arttırdı. Öncelikle etkilenen kesimler arasında gençlerin yanı sıra kültür, yeme-içme, turizm sektörleri ve pandemi öncesinde de yapısal dezavantajlı gruplar var. Yorumcular karanlık bir tablo çiziyor ve acilen daha etkili önlemler alınmasını istiyor.

Avrupa'da birçok hükümet yurttaşlarına daha az kısıtlama getirmek ve koruma önlemi almak istese de, yükselen vaka sayıları buna izin vermiyor. Dolayısıyla mevcut düzenlemeleri anlaşılır ve mantıklı hale getirmek bir o kadar önem kazanırken yorumcular hükümetlerin tam da bu konuda sınıfta kaldığı görüşünde.

Fransa'da 100 bin kişi arasında 7 günlük vaka sayısı 252,5 düzeyinde (17 Mart itibariyle). Buna rağmen siyaset, katı bir kısıtlama öngörmüyor, dükkanlar açık, okullar ise genel olarak normal eğitime devam ediyor. Bunun yerine ülke, halkın büyük kısmı aşılanana kadar maske, sokağa çıkma yasakları ve testler konusunda katı davranmayı planlıyor. Yorumcular bu yaklaşımı destekliyor.

Mart 2020 ortasında Avrupa'daki birçok ülkede mağazaların, kreş ve okulların çoğu kapandı, ilk sınır kapamalar görülmeye başlandı. Bunu yurttaş haklarının kısıtlanmasına yönelik birçok önlem izledi ve bunların sadece bir kısmı geçici olarak kaldırılabildi. Aradan geçen bir yılın ardından gözlemciler hayal kırıklığı yaşıyor ve bazı değişikliklerin pandeminin ardından da varlıklarını sürdüreceğinden endişe ediyor.

1,6 trilyon avroyla, tarihin en kapsamlı ekonomik destek paketlerinden biri: ABD Başkanı Biden, Temsilciler Meclisi'nin onayının ardından perşembe günü Covid-19'a karşı "Amerikayı Kurtarma Planını" imzaladı. Borçla finanse edilen paketle öncelikle yoksullara, ailelere, belediyelere ve okullara destek sağlanacak. Destek paketini olumlu bulan çoğunluk Avrupa basını Avrupa'da da olumlu etkileri olmasını umuyor.

Bilimsel çalışmalar bir yıldır süregelen pandeminin insanların zihin sağlığı üzerindeki ciddi etkilerini gösteriyor: Birçok insan hem kısıtlamalar, hem yüklendikleri bireysel sorumluluklar ve buna rağmen vaka sayılarının artması nedeniyle sıkıntı yaşıyor. Depresif hastalık geçmişi bulunan insanların sağlığında ciddi anlamda kötüleşme görülüyor. Toplum bu konuda nasıl davranmalı?

Korona krizi sırasında pek çok Avrupa ülkesinin yanı sıra ABD'de ve Çin'de de doğum oranları büyük ölçüde düştü. Bu yıl İspanya'da geçen yıla oranla yüzde 22,6, Fransa'da yüzde 13 düşüş yaşandı. Köşe yazarları bu soruna çare ararken doğumların arttığı yoksul ülkeleri de endişeyle izliyor.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü OECD, bu sene yüzde 5,6'lık bir küresel büyüme bekliyor. Büyümenin motoru, yüzde 7,8 ile Çin ve yüzde 6,5 ile ABD. Avro Bölgesi de beklentilerin işaret ettiği yüzde 3,9 ile yükseliş trendinde. Ancak bu gelişmeler yorumcuların kaygılarını ortadan kaldırmak için yeterli değil.

Danimarka'da Koronaya yakalananların yüzde 23'ü göçmenler; oysa bu grup toplumun sadece yüzde 8,9'unu oluşturuyor. Belediye çalışanları, ilgili semtlerde kapı kapı dolaşıp insanları bilgilendiriyor ve buralara test kitleri götürüyor. Bu çalışmayı öven basın aynı zamanda göçmenlerden de daha fazla katılım bekliyor.

Dünya Obezite Federasyonu'nun bu hafta yayınladığı bir çalışmaya göre dünya çapında Koronaya bağlı 2,5 milyon ölüm vakasının 2,2 milyonu, obez nüfusun nispeten fazla olduğu ülkelerde gerçekleşmiş. Daha önce yapılan benzer çalışmalar da ağır seyreden Covid vakalarıyla obezite arasında ilişki kurmuştu. Bu vesileyle obeziteyle mücadeleyi güçlendirmek mi gerekir? Öyleyse bunun yolu ne olmalı? Yorumcular farklı görüşlere sahip.

İtalya salı günü Koronayla mücadele kapsamındaki kısıtlamaları kısmen sıkılaştırma kararı aldı. Bilhassa kırmızı bölgelerde yer alan okulların tamamı yeniden kapatılacak. Aynı gün, büyük bir eğitim krizini konu eden bir UNICEF raporu yayınlandı. Rapora göre dünya çapında 168 milyon çocuk şu sıralar derslere erişime sahip değil. Okulları kapatmak yine de doğru bir hamle mi?

Maliye Bakanı Rishi Sunak, Britanya'nın Korona krizini nasıl atlatacağını ve borçları nasıl kapatacağını açıkladı. Kısa vadede 65 milyar pound (yaklaşık 655 milyar TL) tutarında yardım yapılacak. Nisan 2023'ten itibaren şirket gelirlerinden yüzde 19 yerine yüzde 25 vergi alınacak. Köşe yazarları rotada bir dönüş anlamına gelen bu kararları özellikle dikkate değer buluyor.

Toplum hayatında haftalar hatta kısmen aylar süren kısıtlamaların ardından Avrupa'da önlemlerin gevşetilmesi çağrıları giderek yüksek bir sesle dile getiriliyor. Ama bir taraftan da yeni virüs varyantları, önlemlerin sadece kısmen etkili olmasına sebebiyet veriyor. Avrupa basını hükümetlerin içinde bulunduğu çıkmazı yansıtıyor.

Almanya, yeni virüs varyantının yayılması korkusuyla hafta sonu Avusturya'nın Tirol bölgesiyle Çekya'dan gelecek kişilere kapılarını kapadı. Sadece Almanya'da çalışan ya da yakın akrabaları olanlar sınırı geçebilecek - negatif Korona testi ve ardından karantinada kalmayı kabul etme şartıyla. Basında tartışmanın tonuna kızanların yanı sıra, bölgesel önlemler alınmasından yana olanlar da var.

Firmalar iflasın, vatandaş tükenmenin eşiğinde: Aylardır süregiden katı Korona kısıtlamalarının ağır sonuçları oluyor. Bu nedenle özellikle vaka sayılarının gerilediği yerlerde kısıtlamaların gevşetilmesi talepleri artıyor. Ama siyaset dünyası tereddüt ediyor ve kararları çoğu zaman kapalı kapılar ardında alıyor. Gazetecilerin eleştirileri bu yönde.

Çekya Sağlık Bakanı Jan Blatný Almanya'nın, sınır bölgelerindeki dolu hastanelerden Bavyera ve Saksonya eyaletlerine Covid-19 hastalarının gönderilmesi teklifini geri çevirdi. Bakan, bunun Çekya'nın kendi vatandaşlarına bakamadığı izlenimi yaratacağını söyledi. Çek köşe yazarları için anlaşılmaz bir argüman.

Korona bulaşını azaltmak için birçok Avrupa ülkesinde dükkan ve okullar yine haftalardır kapalı. İnsanlar giderek yorulmaya başladı. Buna paralel olarak ağır aksak ilerleyen aşılama ve yeni virüs varyantları yakında her şeyin yoluna gireceği umutlarını da söndürüyor. Avrupa basını ne yapmak gerektiğine eğiliyor.

Yunanistan Başbakanı Miçotakis ve başbakanlık çalışanları, cumartesi günü İkarya adasındaki resmi ziyarette 30 kişilik bir öğle yemeği masasında görüntülendi. Hükümeti tarafından konmuş Korona kurallarının ilk ihlali değil bu. Bu skandal, hükümet hakkında çok şey mi söylüyor yoksa fazla mı abartılıyor?

Koronavirüse karşı aşılanan insan sayısı yavaş yavaş artıyor. Danimarka'nın planladığı gibi bu insanlar aşı belgesi sayesinde yakında -hatta toplumun başka kesimleri henüz aşı olma fırsatına kavuşmadan- normal hayatlarına dönebilmeli mi? Avrupa basını dayanışmanın bireysel özgürlüklerden daha önemli olduğunu düşünüyor.

Büyük Britanya ve Güney Afrika menşeli virüs mutasyonlarının yayılması karşısında duyulan kaygı, siyaseti zorlu bir sınavla daha karşı karşıya bırakıyor. AB, pandeminin birinci dalgasında yaptığı gibi sınırları kapatmak istemese de birçok ülke münferit olarak daha katı sınır kontrolü yapmak, uçuş yasağı getirmek ve yeni karantina kuralları uygulamak istiyor. Yorumcular olası önlemleri inceliyor.

Birçok kişi daha kahvaltısını etmeden ya akıllı telefonlarına düşen haberler ya da radyodan Koronaya bağlı ölümlere ilişkin son rakamlardan haberdar oluyor. Böylece ölüm yeniden, bugüne dek bir yakını ya da arkadaşını bu hastalığa kaybetmemiş olanların bile bilincine giriyor. Bunun topluma etkisi ne? Bu dönemde ölümü yok saymak meşru bir çaba değil mi?

Avrupa'da okullar ve üniversiteler Noel tatilinin ardından tamamen ya da kısmen kapalı kaldı. Yüz yüze eğitimin ne zaman ve ne kapsamda başlayacağına, salgının gelişimine göre karar veriliyor. Çoğunluk köşe yazarına göre çocuklar ve genç insanlar görmezden geliniyor.