Rusya'nın özerk Yakutistan bölgesindeki doğalgaz boru hattı. (© picture alliance/dpa/TASS/Kirill Kukhmar)

  Enerji politikası

  18 yorum

Rusya'nın doğalgaz arzını kısması, Avrupa'yı giderek daha fazla sıkıntıya sokuyor: Ekonomi Bakanı Robert Habeck, Almanya'da üç aşamalı doğalgaz acil durum planındaki ikinci en yüksek seviyeye geçildiğini duyurdu. Habeck, "Doğalgaz krizi yaşıyoruz" diyerek fiyat artışının devam edebileceği uyarısında bulundu. Avrupalıların üzerindeki baskı nasıl hafifletilebilir?

Avrupa'nın büyük bir bölümü sıcak hava dalgasıyla boğuşurken, Rusya doğalgaz arzını keserek kışın soğuk geçeceği endişelerini arttırıyor. Bugünlerde doğalgaz depolama tesislerini doldurması gereken Almanya ve İtalya, bu durumdan özellikle etkileniyor. Kesintiler, doğalgaz fiyatlarının anında yüzde 30 artmasına neden oldu. Doğu ve Orta Avrupa basını tüketiciler için kaygılanıyor.

Hollanda hükümeti, 2026 itibarıyla fosil yakıtlarla ısınmayı yasaklamayı ve ısı pompalarının kullanımını teşvik etmeyi planlıyor. Reformun geri planında, Ukrayna'daki savaş ve Rusya'dan gelen fosil enerjiye bağımlılıktan kurtulmaya yönelik Avrupa planları da yatıyor. Ülke basını, hızlı bir dönüşümün işe yarayabileceği konusunda şüpheli.

Avrupa Komisyonu, çarşamba günü Rus enerjisine bağımlılığı azaltmayı ve yeşil geçişi hızlandırmayı amaçlayan RepowerEU planını takdim etti. AB bu amaç doğrultusunda sunulacak kredi ve hibeler için 300 milyar avroya kadar bütçe ayırmayı planlıyor. Devasa yatırımların yanı sıra enerji tasarrufuna gidilmesi ve aşılara benzer bir müşterek tedarik mekanizması tesis edilmesi de öngörülüyor. Bu vizyoner bir plan mı yoksa çok fazla şey mi isteniyor?

Ukrayna’daki savaş, enerji fiyatlarının dünya genelinde büyük ölçüde yükselmesine neden oluyor. Avrupa'nın Rusya’nın fosil yakıtına olan bağımlılığından mümkün olduğunca çabuk kurtulmaya çalışmasının bir nedeni de bu. Hükümetler ayrıca kısa vadede fiyat artışlarının etkisini hafifletecek ve halkın yoksullaşmasını önleyecek stratejiler geliştirmek için çabalıyor. Avrupa basını, getirilen farklı yaklaşımları tartışıyor.

ABD artık Rusya'dan enerji ithal etmeyecek. AB ambargoya katılmıyor, ancak yıl sonuna kadar Rus doğalgazı ithalatını üçte iki oranında azaltmak ve 2030'dan önce Rusya'nın fosil yakıtlarına olan bağımlılığını mutlaka sonlandırmak istiyor. Bazı yorumcular tereddüt bile etmemeli derken, bazıları da ambargonun hiçbir işe yaramayacağını düşünüyor.

AB Komisyonu, sürdürülebilir yatırımlara yönelik yeni sınıflandırmasını sundu. Beklendiği üzere doğalgaz ve nükleer enerji de 2023 itibarıyla belirli şartlar altında yeşil enerji sayılacak. Avusturya ve Lüksemburg yasal süreç başlatacağını duyururken, kararı açıkça reddeden başka AB ülkeleri de oldu. AB Parlamentosu’nda çoğunluk sağlanır veya en az 20 üye ülke veto ederse karar bozulabilir. Avrupa basını bölünmüş durumda.

Avrupa’da aylardır yükselişte olan elektrik ve doğalgaz fiyatları geçtiğimiz yıla göre yaklaşık üçte bir oranında daha pahalı ve daha da artacak gibi görünüyor. Enflasyon yüzünden gıda ürünlerine de sürekli zam geliyor. Bu durum Avrupalı tüketiciler için sıkıntılara neden olurken, kimileri ısınmaya para ayırmak için öğün atlamak zorunda kalıyor. Avrupa basını bunun toplumsal sonuçları konusunda uyarıda bulunuyor ve alternatif enerji arayışına çıkıyor.

Eski bir Sovyet cumhuriyeti olan Moldova ile Rusya, aralarındaki doğalgaz çekişmesini şimdilik sonlandırdı ve taraflar beş yıl süreli yeni bir tedarik anlaşması imzaladı. Yaşanan çekişme sırasında Moldova Cumhuriyeti Polonya'yla bir tedarik anlaşması müzakere etmişti. Yorumcular gelişmelerin birçok konuya açıklık getirdiği düşüncesinde.

Bugüne dek Rusya'dan gelen doğalgazdan bağımlı Moldova Cumhuriyeti, gaz sevkiyatı için getirilen koşullar konusunda Moskova'yla anlaşamadı ve Polonya'dan 'test amacıyla' ilk doğalgaz alımını yaptı. Gaz ülkeye, Ukrayna üzerinden aktarılacak. Yorumcular bu gerginliğin beklenmedik sonuçlara yol açabileceğini düşünüyor.

Doğalgazın toptan fiyatı bir yıl içinde dört katına çıktı. AB enerji bakanlarının zirvesi de yüksek doğalgaz ve elektrik fiyatları karşısında ortak bir rota belirleyemedi. Başta İspanya ve Yunanistan olmak üzere bazı ülkeler pazarlara müdahale edilmesini isterken, Almanya, Hollanda ve Baltık Cumhuriyetleri beklemekten yana. Bazı yorumculara göreyse sorunun temelinde Ortak Pazar ve ortak enerji politikaları yatıyor.

On AB ülkesi, Brüksel'den, AB'nin sürdürülebilir finansman sınıflandırmasında nükleer enerjinin 'yeşil yatırım' olarak yer almasını talep ediyor. Uzun zamandır nükleer enerjiden yana olan Fransa'nın yanı sıra yeni nükleer santral kurmak isteyen Polonya da bu ülkeler arasında. Sınıflandırma sürdürülebilir yatırımlar için önemli bir rehber. Köşe yazarları bölünmüş durumda.

Hem enerji fiyatlarındaki artış hem de sera gazı salımlarını düşürme zorunluluğu, nükleer enerjiyi tekrar gündeme taşıyor - üstelik sadece Fransa'da değil. Avrupa basını, yeni koşullar ışığında nükleer santralleri sürdürülebilir olarak nitelendirmenin mümkün olup olmadığını tartışıyor.

Emmanuel Macron, Fransa'yı 2030'a kadar nasıl daha yeşil ve dijital yapmak istediğini açıkladı. Bu amaçla nükleer enerji alanında yeni yatırımlar yapılacağını ve bunların iklim hedeflerinin tutturulması için birer fırsat olduğunu söyledi. Ancak işin ekonomik boyutu da önemli: Macron'un açıklamasının hemen ardından devlet enerji tedarikçisi EDF, Polonya'ya dört ile altı adet nükleer reaktör inşası için bir teklif götürdü.

Çiçeği burnunda ABD Başkanı Joe Biden, Kanada medyasındaki haberlere göre Keystone XL petrol boru hattının inşasını durdurmayı ve doğalgaza ağırlık vermeyi planlıyor. Yaratması beklenen çevresel zarar nedeniyle 2015 yılında öncülü Obama tarafından durdurulan projeyi Trump yeniden devreye sokmuştu. Biden başka alanlarda da enerji politikası açısından önem vererek bunun için iki trilyon milyar dolar ayırmak istiyor.

30 Haziran günü Fransa'nın hala faal en eski nükleer enerji santrali Fessenheim nihayet elektrik şebekesinden alınıyor. Alsas bölgesinde 1977 yılında işletime alınan santral, onlarca yıldır güvenlik riski olarak görülüyor. Kapama kararını Alman siyasetçiler ve çevre aktivistleri memnuniyet, çalışanlar ve bölge sakinleriyse eleştiriyle karşılıyor. Alman ve Fransız yorumcular da konuya birbirlerinden farklı yaklaşıyor.

Suudi petrol holdingi Aramco, salı günü borsada işlem gördü ve dünyanın en değerli şirketi unvanını Microsoft ve Apple'ın elinden aldı. Suudi Arabistan, halka arzdan elde edilen gelirle petrolden bağımlılığını sona erdirecek ekonomik dönüşümü finanse etmek istiyor. Ancak yorumcular, yatırımcıların bu işe gireceğinden emin değil.

Devlet madencilik denetim kurumunun raporuna göre Hollanda, Groningen bölgesinde yaşayanları başka depremlere karşı korumak için doğalgaz ihracatını ciddi oranda azaltmak zorunda. Yorumcular yurttaşların güvenliği ile ülkenin uluslararası sorumluluğu arasında bir değerlendirme yapıyor.