CEO’ları Olivier Nora’nın işten çıkarılmasını protesto eden 100’den fazla yazar, Grasset Yayınevi’nden ayrılmaya hazırlanıyor. Nora’nın yerine, aynı zamanda Grasset’nin de sahibi olan aşırı muhafazakâr milyarder Vincent Bolloré’nin yakını olarak bilinen Jean-Christophe Thiery getirilmek isteniyor. Yazarlar, Bolloré’nin siyasi nüfuz kurmaya çalışmasından korkuyor. Basın da endişeli.
Çarşamba günü Berlin’de düzenlenen bir uluslararası konferansta, üç yıldır acımasız bir iç savaşın pençesindeki Sudan için 1,5 milyar avro tutarında yardım taahhüdünde bulunuldu. BM verilerine göre, Kuzeydoğu Afrika ülkesinde 34 milyon kişi insani yardıma muhtaç; bu da nüfusun yaklaşık üçte ikisine denk geliyor. Medya ise yaşanan kıtlık felaketi karşısında nedenleri, sonuçları ve muhtemel çıkış yollarını irdeliyor.
İran ile yürütülen barış müzakerelerinin şimdilik başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından ABD ordusu, Hürmüz Boğazı’nı ablukaya almaya başladı. Kendi açıklamalarına göre, ilk 24 saat içinde İran’dan gelen altı ticaret gemisi geri dönmeye zorlandı. ABD Başkanı Trump, kurulan deniz ablukasıyla öncelikle geçiş için ödenen ücretlerin Tahran’daki rejimin eline geçmesini önlemek istiyor. Peki bunun sonuçları ne olabilir?
On yılların ardından Washington’da ilk kez İsrail ve Lübnan temsilcileri arasında doğrudan bir görüşme gerçekleşti. İsrail’in Washington Büyükelçisi Jechiel Leiter, Lübnanlı mevkidaşı Nada Hamadeh Moawad ile yaptığı buluşmanın çok olumlu geçtiğini söyledi. Nitekim tarafların, Hizbullah’ın iktidardan uzaklaştırılması gerektiği konusunda hemfikir olduğu ifade edildi. Ancak yorumcular başarıya ulaşılabileceğinden şüpheli.
Gazze Savaşı, Avrupa çapında bir antisemitizm dalgasını tetikledi. Fransa’da bu durumun önüne geçilmesi amacıyla milletvekili Caroline Yadan öncülüğünde hazırlanan bir yasa tasarısı, bu perşembe günü Fransa Ulusal Meclisi’nde tartışmaya açılıyor. Tasarıya karşı çıkanlar, ifade özgürlüğünün kısıtlanabileceği ve İsrail’in politikalarına yönelik eleştirilerin kriminalize edilebileceği uyarısında bulunuyor.
İnsan hakları örgütü Memorial, Rusya Yüksek Mahkemesi tarafından “aşırılıkçı” olarak sınıflandırıldı. Böylece, Rusya içindeki faaliyetleri kesin olarak yasaklandı. Memorial, Sovyet dönemindeki baskıları belgelemek amacıyla 1989 yılında kurulmuştu. 2021 yılında Rusya’daki Yüksek Mahkeme tarafından feshedilen örgüt, yurtdışında ve sınırlı olarak da Rusya’da faaliyetlerini sürdürüyordu. 2022 Nobel Barış Ödülü’nü Memorial’a veren Nobel Komitesi, kararı kınadı.
Viktor Orbán yönetiminde Macaristan, AB ve NATO üyeliğine rağmen hissedilir ölçüde Rusya dostu ve Ukrayna karşıtı bir çizgi izliyordu. Seçimin galibi Péter Magyar ise net konuştu: “Ukrayna bu savaşın mağdurudur.” Putin onu arayacak olursa da kendisine “artık katliamlara son vermesini” söyleyeceğini belirtti. Medya, Macaristan’ın savaşın iki tarafına yönelik tutumundaki değişikliğin ne anlama gelebileceğini tartışıyor.
Donald Trump’ın Papa 14. Leo’ya yönelik sözlü saldırılarının ardından ABD Başkanı, bu kez de Giorgia Meloni’yi hedef aldı. İtalya Başbakanı, Trump’ın dini lidere yönelik sert eleştirilerini “kabul edilemez” bulduğunu söylemişti. Bunun üzerine Trump da şöyle dedi: “Asıl kabul edilemez olan kendisidir; çünkü İran’ın nükleer silaha sahip olmasını ve fırsat bulursa İtalya’yı iki dakika içinde havaya uçuracak olmasını umursamıyor.”
Bir Papa, tarihte ilk kez bir ABD başkanı tarafından sözlü saldırıya uğradı. Donald Trump sosyal medyada, “dış politika konusunda berbat” olduğunu söylediği Papa 14. Leo’nun Kilise’ye zarar verdiğini yazdı. Papa, göç politikasından İran savaşına kadar Trump’ın politikalarını dolaylı yollardan defalarca eleştirmişti. Trump’ın eleştirilerine ise İncil’in mesajını ilettiğini söyleyerek yanıt verdi.
Péter Magyar seçim zaferinin ardından önceliklerini açıkladı: Yolsuzlukla mücadeleyi vurguladı, ayrıca başbakanın görev süresini sekiz yılla sınırlandırmak istediğini belirtti. Magyar, Macaristan’ın gelecekte AB için yapıcı bir ortak olacağını söyledi. Ayrıca, uzun vadeli bir hedef olarak avroya geçişten de söz etti. Avrupa medyası yeniden yapılanma perspektiflerini değerlendiriyor ve Viktor Orbán’ın başarısızlığından sonuçlar çıkarıyor.
Geçtiğimiz birkaç gündür İrlanda’da özellikle kamyon şoförleri, çiftçiler, taksi ve otobüs işletmecileri yüksek benzin ve mazot fiyatlarını protesto ediyor. Pazar günü göstericiler, araçlarıyla Dublin ve çevresindeki yolları trafiğe kapattı. Yer yer polisle çatışmalar da yaşandı. Ülke basını yaşananları eleştirel bir dille yorumluyor.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Macaristan Başbakanı Viktor Orbán’ı seçim kampanyasında yaptığı bir konuşmayla desteklemeye çalışsa da bu işe yaramadı. Orbán’ın böylesine ağır bir yenilgi yaşamasına tam da Vance’in bu nüfuz kurma girişiminin neden olduğu değerlendirmesine bulunan yorumcular, Trump’ın ikinci adamının diğer başarısızlıklarından örnekler sunuyor.











