Volodimir Zelenskiy, Ukrayna’daki yolsuzlukla mücadele kurumlarına bağımsızlıklarını iade etme kararı aldı. Kamuoyundan ve Batılı müttefiklerden gelen sert eleştirilerin ardından Ukrayna Devlet Başkanı, bu hafta kabul edilen yeni düzenlemeyi geçersiz kılacak bir yasa tasarısını parlamentoya sunacağını duyurdu. Peki bu hızlı geri adım ne gibi sonuçlar doğurabilir?

Çarşamba günü İstanbul’da üçüncü müzakere turu kapsamında bir araya gelen Rusya ve Ukrayna delegasyonları, bir esir takasında anlaşmaya vardı. Medyadaki köşe yazılarına bakınca, olası bir ateşkes meselesinde nasıl bir çıkmaza girildiğini ve tarafların uzlaşmadan ne denli uzak olduğunu anlamak mümkün.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Gazze Şeridi’nde açlık krizi uyarısında bulundu. Yardım sevkıyatlarının ulaşmaması bir yana, gıda dağıtımı esnasında yaşanan şiddet ve kaosun ölümleri giderek artırdığı belirtildi. Bu durum, pazartesi günü 30 ülkenin yayınladığı ve İsrail’den savaşı derhal sona erdirmesi istenen çağrıda da sert biçimde eleştirilmişti. Yorumcular, hal böyleyken İsrail’e çağrıda bulunmaktan fazlasına ihtiyaç olup olmadığını tartışıyor.

Ukrayna'da -savaş başladığından beri ilk kez- siyasi protestolar düzenleniyor. Protestoların odağında, yolsuzlukla mücadele kurumlarının bağımsızlığını tehdit eden yeni bir yasa var. Ulusal Yolsuzlukla Mücadele Bürosu (NABU) ve Özel Yolsuzlukla Mücadele Savcılığı’nın bundan böyle başsavcılığa bağlanması planlanıyor. Bu kararı dolayısıyla Devlet Başkanı Zelenskiy’i eleştiren yorumcular, Ukrayna’nın tehlikeli bir şekilde otoriterliğe kaydığını düşünüyor.

Portekiz’de muhafazakâr hükümet, cinsellik eğitimini sosyal bilgiler dersinden çıkarmayı planlıyor. Sonrasında cinsellikle ilgili bilgilerin müfredatın neresinde ve nasıl yer bulacağı belirsiz. Kararı eleştirenler, hükümeti toplumsal meselelerde de sağa kaymakla ve aşırı sağcı Chega partisinin görüşlerine meyletmekle suçluyor.

Yapılan yeni bir ankete göre, Rumenlerin üçte ikisi Aralık 1989'da devrilen diktatör Nikolay Çavuşesku’yu olumlu bir siyasi figür olarak değerlendiriyor. Çavuşesku 24 yıl boyunca ülkeyi otoriter bir yönetimle idare etmiş, siyasi muhaliflerini ise korku salan istihbarat servisi Securitate aracılığıyla sistematik biçimde bastırmıştı. Ülke basını bu olumlu algının kaynağını irdeliyor.

Fransa’daki yeni tarım yasasına karşı kadın bir üniversite öğrencisi tarafından başlatılan ve yalnızca iki hafta içinde 1,7 milyon kişi tarafından imzalanan dilekçe, hükümet üzerindeki baskıları artırdı. “Loi Duplomb” adı verilen yasa, pestisit maddelerinin kullanılmasına ilişkin çevre düzenlemelerini gevşetiyor ve bunlar arasında Acetamiprid de var. Fransa’da birkaç yıldır yasaklı olmasına rağmen bu maddenin başka AB ülkelerinde kullanılmasına izin veriliyor.

Boston'da gerçekleşen Coldplay konserinde, Kiss Cam adlı eğlence ekranında, görünmek istemeyen bir çift yansıtılınca, ikili öpüşmek yerine kendilerini gizlemeye çalıştı. Video kısa sürede viral olurken ikilinin kimliği de kısa sürede ortaya çıktı ve konsere bir çalışanıyla birlikte katılan bilişim şirketi yöneticisi işini kaybetti. Avrupa basınında eleştirel yorumlar var.

Altı AB üyesi ülkenin içişleri bakanları, cuma günü Almanya’nın Zugspitze dağında gerçekleştirdikleri zirvede Avrupa’nın iltica ve göç politikasının sıkılaştırılmasına yönelik bir yol haritası üzerinde uzlaştı. Bu kapsamda, sınır dışı uygulamalarının artırılması ve iltica başvurularının üçüncü ülkelerde işleme alınması gibi tedbirler planlanıyor. Yorumcular, bu gelişme ve son günlerde İspanya’da yaşanan aşırı sağcı şiddet olayları bağlamında Avrupa’nın göç politikasının doğru yolda olup olmadığını tartışıyor.

Donald Trump, seçim kampanyası esnasında Epstein skandalına ilişkin gizli dosyaları yayınlama sözü vermişti. Şimdi ise bu sözün tutulmasını isteyen destekçileri, tereddütleri nedeniyle Trump’ın dürüstlüğünü sorgulamaya başladı. Cinsel suç hükümlüsü Jeffrey Epstein altı yıl önce hapishanede ölmüş, bu da pek çok komplo teorisine konu olmuştu. Avrupa basını, bu teorilerin ABD Başkanı açısından ne ölçüde tehlike oluşturabileceğini irdeliyor.

Avrupa Komisyonu, 2028 ila 2034 arasını kapsayacak yaklaşık iki trilyon avroluk yeni bütçesini önerdi. Mevcut bütçeye kıyasla yaklaşık 700 milyar avroluk bir artışa gidilmesi planlanıyor. Aynı zamanda, krizlere daha hızlı ve esnek tepkiler verilebilmesi için önceden belirlenmiş planlara daha az kaynak bağlanması öngörülüyor. Avrupa basını, bütçenin büyüklüğünü ve fon dağıtımındaki öncelikleri tartışıyor.

İsrail, çarşamba günü Şam'daki hükümet binalarını bombalayarak Suriye’nin güneyindeki Süveyda’da Dürzilerle Sünniler arasında yaşanan çatışmalara doğrudan müdahil oldu. Bölgede bir ateşkes sağlandı ve hükümet güçleri Dürzi bölgesinden çekildi. Basın, Suriye'deki durumu yorumlamaya çalışıyor.