Trump'ın ulusa seslenişi nasıl yorumlanmalı?

ABD Başkanı Donald Trump, Birliğin Durumu konuşmasında hükümetinin politikalarına övgüler düzdü. ABD sınırlarının güvene kavuştuğunu, ekonominin tıkır tıkır işlediğini ve ABD düşmanlarının korkuya kapıldığını belirten Trump, bunun “Amerika’nın altın çağı” olduğunu söyledi. Trump’ın sözlerini mercek altına alan yorumcular, özellikle dış politikada yeterince netlik sergilenmediği eleştirisinde bulunuyor.

Tüm alıntıları göster/kapat
Berlingske (DK) /

Hakikatten iyice koptu

Trump sürekli “kazanıyorum, kazanıyorum, kazanıyorum” deyip dursa da Berlingske hakikatin öyle olmadığını söylüyor:

“Yüksek Mahkeme’deki cezai gümrük vergisi kavgasını daha yeni kaybetti. Minnesota’daki ICE cephesinde verdiği mücadeleyi de fena kaybetti ve katı göç politikasına yönelik desteği ciddi şekilde tehlikeye attı. Pek çokları, ekonomiyi ve sıradan ABD’lilerin yaşam koşullarını önceliklendirdiği konusunda kendisine duyduğu güveni kaybetti. Adalet Bakanlığı, Epstein davasını kaybetti. Ve evet, Grönland meselesinde de fena darbe aldı.”

Mediapart (FR) /

Yoksullar için soğuk duş

Mediapart, Trump’ın yurttaşın maddi sıkıntılarını görmezden geldiğini vurguluyor:

“Sağlıkları için para harcadıklarında ‘tüketim’ yaptıklarını hissetmeyen haneler için bu bir yük teşkil ediyor. Barınma ve finansal hizmetler için yapılan harcamalar da eklendiğinde, 2025 yılı için GSYH’nin yüzde birinin biraz üzerinde bir harcama artışı ortaya çıkıyor. ... ABD’lilerin mevcut duruma sevinmesi çok zor. Kaldı ki, büyümenin büyük bir kısmı sermaye sahiplerine, yani en zenginlere akıyor. ... Donald Trump’ın bütün satın alma gücü sorunlarını inkâr etmesi ve ekonominin hızla büyüdüğüne dair hakikatten kopuk tasvirleri, ay sonunu getirmekte, sağlık hizmetlerini karşılamakta ve faturalarını ödemekte zorlanan halk için hayal kırıklığından başka bir şey yaratmıyor.”

Newsweek Polska (PL) /

Müttefiklerin artık önemi yok

Newsweek Polska, Trump’ın dünya görüşünde ABD’nin tek başına olduğunu yazıyor:

“Salı günü yalnızca Ukrayna değil, NATO müttefikleri de Trump’ın politikalarına dair endişelerini giderebilecek hiçbir şey duymadı. ABD Başkanı ittifakların, uluslararası işbirliğinin veya kurumların önemine dair tek kelime etmedi; küresel gerçekliği, Birleşik Devletler sanki hiçbir önemli ittifaka ve bunların getirdiği yükümlülüklere sahip olmaksızın tek başına hareket ediyormuş gibi yansıttı.”

The Irish Times (IE) /

Netlik umutları boşa çıktı

The Irish Times, Trump’ın önemli konuları es geçmesinden şikâyetçi:

“Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin dördüncü yıldönümü olan haftada Kiev’e yönelik desteğini yinelemekten apaçık kaçınan Trump, bunun yerine bariz bir gururla askeri yardımların tüm masraflarını artık Avrupa ülkelerinin üstlendiğine dikkat çekti. ABD’nin İran niyetleri konusunda netlik umanlar da hayal kırıklığına uğradı. ... Fakat en çarpıcı olanı, gümrük vergisi politikasına ilişkin karar Trump’ın çoktan sekteye uğramış Pekin stratejisine bir darbe daha indirmesine rağmen, Washington’ın en önemli stratejik rakibi Çin’e dair tek bir söz etmemesiydi.”

Český rozhlas (CZ) /

Pek ikna etmeyen bir böbürlenme

Český rozhlas konuşmayı şöyle yorumluyor:

“Elbette hiç kimse Trump’ın görevdeki ilk yılının ardından Kongre önünde ülkesinin durumunun iyi olmadığını itiraf etmesini beklemiyordu. Aksine, konuşmasına Joe Biden’ın Beyaz Saray’dan ayrılmasından bu yana ‘unutulmaz bir dönüşüm’ gerçekleştirdiği iddiasıyla başladı ve cımbızla seçilmiş, görünüşte olumlu istatistiklerle böbürlendi. Ancak Amerikalılara durumlarının aslında düşündüklerinden daha iyi olduğunu anlatmak Biden’da işe yaramamıştı, Trump’ta da yaramayacak. Trump’ın Birliğin Durumu konuşmasının tarihteki en uzun konuşma olması da bu gerçeği değiştirmiyor.”

El País (ES) /

Kurumlara saygı kalmadı

El País öfkeli:

“İçi boş ve hınç dolu sözleri, otoriter bir şekilde tüm milletvekillerinden ‘ABD hükümetinin en asli görevi yasadışı göçmenleri değil, ABD yurttaşlarını korumaktır’ cümlesine katılıyorlarsa ayağa kalkmalarını istediğinde tamamen partizan bir hal aldı. Demokratlar yerlerinden kalkmadı. ... ABD demokrasisinin bugüne kadar kurumlarına gösterdiği saygının yok edildiğine alışmak çok zor. Bir siyasal sistem salt yasalarıyla değil, müşterek ritüelleriyle de ölçülür. Birliğin Durumu konuşması da Donald Trump’ın tüm o hödüklüğüyle gasp ettiği bu ritüellerden biriydi.”