Macaristan: Başbakan ile Cumhurbaşkanı arasında güç dalaşı
Macaristan’ın yeni başbakanı Péter Magyar, eski iktidar partisi Fidesz’e fazla sadık olmakla suçladığı Cumhurbaşkanı Tamás Sulyok’u görevden alabilmek için anayasayı değiştirmek istiyor. Cumhurbaşkanı, 31 Mayıs’a kadar kendisine tanınan süre zarfında istifa etmemişti. Yürürlükteki anayasaya göre cumhurbaşkanı parlamento tarafından beş yıllığına seçiliyor.
Siyasi hesaplaşma başladı
Jutarnji list, Cumhurbaşkan Sulyok’u her yola başvurularak görevden uzaklaştırmaya çalışılmasının, Orbán’ın sadık destekçilerinin görevden alınma dalgasının yalnızca başlangıcı olduğunu belirtiyor:
“Viktor Orbán’ın eski sırdaşı Macaristan Cumhurbaşkanı Tamás Sulyok, yeni Başbakan Magyar’ın kendisine kesin bir dille ilettiği istifa talebini reddetti. Bu, Budapeşte’yi yeni hükümetin Orbán kadrolarıyla gireceği sert bir siyasi hesaplaşmanın beklediği anlamına geliyor. ... Magyar’a göre Tamás Sulyok’un görevden alınması gerekiyor, zira kendisi ulusal birliği yansıtmıyor ve 12 Nisan’da Macar halkının oylarıyla devrilen Orbán hükümetine hiç direnç göstermeden hizmet etti. Bu da Orbán’ın kuklalarının da gitmesi gerektiği anlamına geliyor.”
Demokrasi sınavı daha başlamadı
Asıl mesele görevden alınmanın şekli değil halefin bağımsızlığı, diyor Népszava:
“Cumhurbaşkanı’nı tek başına Viktor Orbán seçmişti. Kendi iktidarını dahi sınırlayacak kadar bağımsız bir cumhurbaşkanı isteseydi (ki anayasaya ve yürürlükteki yasalara göre cumhurbaşkanının görevi budur) katiyen Tamás Sulyok’u seçmezdi. ... Görevden alma bir demokrasi sınavı değil. Tisza Partisi’nin ne kadar demokrat olduğu, Tamás Sulyok’un istifaya zorlanıp zorlanmamasıyla (zorlanacaktır, çünkü asıl onu görevde tutmak hayli antidemokratik olurdu) değil, onun yerine kimin getirileceğiyle anlaşılacak.”
Hukukun üstünlüğü uğruna tartışmalı bir adım
Gazeta Wyborcza, Macaristan Başbakanı Magyar’ın zaman baskısıyla tartışmalı kararlar almak zorunda kalıyor olabileceğini yazıyor:
“Parlamento tarafından yasal olarak seçilmiş bir cumhurbaşkanının görevden alınması, Macarlar için siyasi riskler taşıyabilir ve ileride başka siyasetçilerin de peşinden gideceği bir emsal yaratabilir. Fidesz’in parlamentodaki grup başkanı Gergely Gulyas, pazartesi günkü açıklamasında ‘cumhurbaşkanlarını görevden alma girişimlerinin normalde diktatörlüklerde görüldüğünü’ söyledi. Magyar hükümeti için, cuma günü (29 Mayıs) Brüksel’de Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile yapılan görüşmede bir kez daha taahhüt ettiği [hukukun üstünlüğünün yeniden tesis edilmesine yönelik] değişiklikleri zamanında hayata geçirmek adına artık her geçen hafta büyük önem taşıyor.”
Birlikte çalışmayı biraz daha öğrenmeli
Eski liberal siyasetçi Gábor Fodor, Index’te planı anayasal ilkelere aykırı bulduğunu yazıyor:
“Yeni seçilen Başbakan’ın niyetleri hem [mevcut] Anayasa hem de geçiş dönemi anayasasıyla çelişiyor. O vakitler [1989] muhalefetin yuvarlak masa görüşmelerinde, seçimlerden sonra oluşacak yeni çoğunluğun da önceki çoğunluk tarafından seçilmiş cumhurbaşkanıyla birlikte çalışmayı öğrenebilmesi için cumhurbaşkanının görev süresinin beş yıl, milletvekillerininkinin ise dört yıl olmasına karar vermiştik. Çoğunluk her seferinde gönlünden geçen ismi seçsin diye cumhurbaşkanının parlamento seçimlerinden sonra istifa etmek zorunda kalması söz konusu bile olmamıştı.”