Büyük Britanya’dan İsrailli yerleşimcilere yaptırım
Büyük Britanya, Batı Şeria’daki yasadışı İsrail yerleşimlerinden mal ithalatını yasaklamak istiyor. Dışişleri Bakanı Ed Miliband salı günü Londra’da yaptığı açıklamada, bunun İsrail’le ilişkilerin kapsamlı bir şekilde yeniden yapılandırılmasının parçası olduğunu söyledi. Fransa, Kanada ve Danimarka’nın yanı sıra başka ülkeler de ithalat yasakları ve yaptırımlar duyurdu. Peki bu durum İsrail’deki seçim kampanyasını etkiler mi?
Bu hamle ters teper
The Spectator yasakların ters teptiğinden yakınıyor:
“İsrail’de [27 Ekim’deki] yaklaşan genel seçimlerde ciddiye alınacak adayların hiçbiri Batı Şeria’dan çekilmeyi savunmuyor. Bunun nedeni, 7 Ekim 2023’teki Hamas saldırısından bu yana İsrail toplumunda iki devletli çözümü artık destekleyen kalmaması. Miliband’ın yaptırımları, büyük partileri rotalarını değiştirerek birdenbire seçimde kendi bacaklarına sıkmaya sevk etmeyecek. Aksine seçimden hemen önce yapılan bu hamle, İsrail’i uluslararası toplumdan aktif bir şekilde izole etmek ve gelişen seküler bir demokrasiden bölgedeki diğer devletleri örnek alan bir teokrasiye dönüştürmek isteyen aşırılıkçı ve şahin siyasetçileri güçlendirme tehlikesi barındırıyor.”
Sözleri eylemler izlemeli
Şimdi iş uygulamaya kaldı, diye uyarıyor The Guardian:
“Miliband her zamanki gibi cesur davrandı. Ancak asıl sınav açıklamaları değil, bunların önümüzdeki hafta ve aylarda nasıl uygulanacağı. Yerleşimleri destekleyen ‘şirketlere ve bireylere’ karşı harekete geçmek için bir ‘yaptırım sistemi’ kurmayı vadediyor. Büyük Britanya, hukuka aykırı bir işgali destekleyen ticari ilişkileri kesmek gerektiği ilkesini kabul etti. Kritik olan, Miliband’ın bunu kapsamlı bir ambargoya dönüştürmesi ve her şeyin sembolik bir kara listeden ibaret kalmaması.”
Ekonomik önemi küçük, siyasi önemi büyük
La Stampa, Ed Miliband’ın sözlerinden etkilenmiş gözüküyor:
“İsrail-Filistin çatışmasının özüne inen, duygu yüklü ve dokunaklı bir konuşmaydı. Londra hükümetine göre, şayet bir umut ışığı korunmak isteniyorsa tutarlı tedbirler almak ve Netanyahu hükümetinin Filistin devleti perspektifini fiilen yok etmesine izin vermemek şart. Yerleşim yerlerinden gelen mallara ithalat yasağı uygulanması ekonomik bakımdan neredeyse anlamsız sayılır. İsrail ile olan ticaret hacminin yalnızca yüzde birinden söz ediyoruz. Ancak dış politika açısından bu, seçimlere yedi hafta kalmışken Netanyahu’yu iyice izole eden ağır bir darbe demek.”