İsveç’te sandıktan Sosyal Demokratlar çıktı

İsveç’teki parlamento seçimlerinde, Başbakan Ulf Kristersson’un sağ popülist İsveç Demokratları (SD) tarafından desteklenen merkez sağ koalisyonu çoğunluğu kaybetmiş gözüküyor. Birinci parti olan Sosyal Demokratlar, merkez sol ittifakıyla kıl payı bir üstünlük elde edebilir. SD ise oy kaybetti. Kesin sonuçların ise çarşamba günü açıklanması bekleniyor.

Tüm alıntıları göster/kapat
Dagens Nyheter (SE) /

Birlikte sorumluluk alın

Dagens Nyheter, Sosyal Demokratların liderine yaklaşması için muhafazakâr Başbakan Ulf Kristersson üzerinde baskı kurulmasını istiyor:

“Magdalena Andersson, tüm seçim kampanyası boyunca Ilımlılarla işbirliğine de yakın durduğunu açıkça ortaya koydu. Ulf Kristersson ise bugüne değin bu tür fikirleri adeta alay eder gibi reddetti. Ancak yakında yenilgi gerçek olacak. O zaman geriye tek bir seçenek kalacak: muhalefet olmak. ... Ya da: yeni bir yol bulmak. Çünkü Ilımlıların safında seçim kampanyası yürüten [Björn] Borg, Wallenberg [ailesi] ve milyarderler endişelerinde ciddilerse, yapılacak mantıklı tek bir şey var: Ilımlılar üzerinde baskı kurmak. Ulf Kristersson’un sorumluluk üstlenmesini sağlamak.”

Sydsvenskan (SE) /

Geniş siyasi merkezin zaferi

Sydsvenskan'a göre İsveç Demokratları’nın (SD) oy kaybı bir işaret:

“Elbette bu tablo, derin bir uçurumun iki tarafında keskin biçimde kutuplaşmış iki kampın durduğu şeklinde yorumlanabilir. Ancak seçmenlerin büyük çoğunluğunun geniş siyasi merkezdeki partilere oy verdiği de tespit edilmeli. Bir sonraki hükümeti kuracak kişi her kim olursa olsun, bunu alçakgönüllülükle dikkate almalı. Nihayetinde çıkan mesaj şu: Büyük bir çoğunluk ne milyarder vergisi ve ‘her şey herkes için’ gibi keskin bir sola kayış ne de bütün enerjisini yabancı kökenli insanları sınır dışı etmeye ve onların hayatını zorlaştırmaya harcayan, SD’nin hâkim olduğu bir hükümet istiyor.”

La Stampa (IT) /

Sosyal devlet temaları oy getirdi

La Stampa, günün sonunda seçmenin İsveç modelinden yana tercihte bulunduğunu belirtiyor:

“Bu da güçlü sosyal devlete, iyi işleyen kamusal eğitim sistemine, erişilebilir sağlık hizmetlerine ve halen ulusal kimliğin payandalarından biri olan kamusal sosyal güvenlik ağına dayalı bir model. Suç, göç ve güvenlik ekseninde başlayıp sosyal devlet temalarıyla sonlanan bir seçim kampanyasının ardından, sandıktan Magdalena Andersson liderliğindeki merkez sol koalisyona geri dönen ve [İsveç Demokratları genel başkanı] Jimmie Åkesson’un milliyetçi sağını zayıflatan bir çoğunluk çıkmış görünüyor.”