Fransa: Seçim kampanyası sosyal sorunların gölgesinde başladı
Ciddi oranda artan akaryakıt fiyatları, artan hayat pahalılığı ve ülkenin yüksek borcu karşısında, Fransa’da 2027 ilkbaharında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri kampanyasına ekonomik ve sosyal meseleler damgasını vuracak gözüküyor. Sosyal medyada şimdiden ülke çapında protesto çağrıları dolaşıyor. Fransız basını, çözülmesi gereken sorunlara değiniyor.
Tasarruf tedbirleri kaçınılmaz olacak
Le Monde, Fransız seçmenlerin ülkenin acil sorunlarına somut çözümler beklediğini yazıyor:
“[En son Ipsos anketine göre] Fransızların endişeleri öncelikle ekonomik, mali ve sosyal nitelikte. Bu alanlarda bir an önce değişim yaşanmasını istiyorlar. Dolayısıyla zorluklar açıkça adlandırılmış durumda: Devletin bütçe açığının yanı sıra kamu borcunun ve devlet harcamalarının da azaltılması gerekiyor. Anketler, yurttaşların gereken çabaların farkında olduğunu, ancak bu yüklerin daha adil bir şekilde dağıtılmasını arzu ettiklerini gösteriyor. ... Adaylara verilen mesaj net: Seçim kampanyasının halihazırda merkezinde yer alan bu üç konuda çıta yüksek: Yanıtları ne muğlak ne gerçekdışı ne de belirsiz olmalı.”
Yangına daha fazla körükle gitmeyin
Ouest-France sağduyulu olunmasını istiyor:
“Sarı Yelekliler 2018’de karbon vergisinin kaldırılmasını sağlasa da bütün nefretin odaklandığı Cumhurbaşkanı’nı istifa ettiremedi. ... Emmanuel Macron’un sekiz yılın ardından görevine veda edecek. ... Bir dizi cumhurbaşkanı adayı tam da bunların yapılmasını önerirken, fiyatları dondurması ya da akaryakıt vergilerini düşürmesi için hükümete neden baskı yapılsın? … Kimileri kaos çıksın istiyor. Bu yadsınamaz. Ancak çoğunluk, bunun durumu daha da kötüleştirmekten öteye geçmeyeceğini biliyor. … Özellikle de şimdi, ‘sorumlu’ siyasetçilerin yangına körükle gitmeye devam etmek yerine insanları sakinleştirmesini ummak gerekiyor.”
Hoşnutsuzluk kışı patlak verebilir
L’Opinion, Fransa’nın nahoş ekonomik hakikatle yüzleşmesini istiyor:
“Yaşam standardı artık çekler, tavan fiyatlar ya da başka sübvansiyonlar gibi doğrudan yeniden dağıtım tedbirlerinin bir sonucu olmayıp büyüme, istihdam ve üretkenliği teşvik eden yatırımlardan kaynaklanmalı - Fransa daha fazla çalışmalı. Ancak krizler çoğalırken ve ülkenin bir ‘hoşnutsuzluk kışına’ sürüklenme tehlikesi ortadayken bu mesaj duyulacak mı? Fransızların tepkisi anlaşılabilir: Durumları kötüleşirken, kamu maliyesindeki kaosun kendilerini savunmasız bırakmasına öfkeliler. Bir de ülkedeki genel yoksullaşmanın nihayetinde her bireyin yoksullaşmasına yol açmasına.”