ABD ve Rusya: Dizel anlaşması ne getirir?

ABD Başkanı Donald Trump, cuma günü Vladimir Putin ile bir dizel anlaşması yapıldığını ve ABD’nin Rusya’ya yönelik yaptırımlarının geçici olarak hafifletileceğini duyurdu. İlk etapta ekim ayında 300 bin ton dizel teslim edilecek; daha sonrası için milyonlarca ton daha planlanıyor. Anlaşmanın ABD’deki yüksek akaryakıt fiyatlarını düşürmesi hedefleniyor. Avrupa basını, bunun doğuracağı sonuçları ve ABD’nin bir müttefik olarak güvenilirliğini tartışıyor.

Tüm alıntıları göster/kapat
Dagens Nyheter (SE) /

Trump ara seçimler yaklaşırken panik içinde

Dagens Nyheter, ABD Başkanı’nın tutarsız tavırlarından duyduğu tiksintiyi dile getiriyor:

“Yaşadığımız şey tam bir ahlaki çöküş - ve mantıklı düşünme yetisinin yitirilmesi. ... Donald Trump’ın anketlerdeki oy oranları giderek düşüyor. Ara seçimlere yalnızca bir ay kaldı. Yakında, Beyaz Saray’da kol gezen yolsuzluğu soruşturmak isteyen bir Kongre ile karşı karşıya kalabilir. Kendisinin ve ailesinin hesaba çekilmesinden büyük korku duyuyor. ... Dibe vurduğunda gösterdiği ilk refleks ise Putin’e yönelmek - ve Ukrayna’nın sırtına bir hançer daha saplamak. Bunun ne kadar iğrenç olduğunu kelimelere dökmek neredeyse imkânsız.”

Iltalehti (FI) /

Avrupa önce kendi kapısının önünü süpürsün

Iltalehti Avrupa’nın eleştirilerini inandırıcı bulmuyor:

“Avrupa’da, ABD’nin Ukrayna’yı yüzüstü bırakacağı ve Avrupa’yı Rusya’nın insafına terk edeceği konusunda sıklıkla dehşete düşülüyor - ama bu gerçekleşmedi. Avrupa’nın kendi savunması için çok daha fazla sorumluluk üstlenmek zorunda kaldığı doğru; ancak bu sadece Trump’ın fikri değil, ABD güvenlik politikasında uzun süredir devam eden bir eğilim. Avrupalılar ahlaki şevklerini yaşarken, Trump’ın duyurduğu anlaşmanın Avrupa’nın hâlâ her yıl Rusya’dan satın almayı sürdürdüğü doğalgaz ve petrol miktarından açıkça daha az olduğunu göz önünde bulundurmalı. Avrupa kendi kapısının önünü süpürseydi, yaptırım taleplerinde daha inandırıcı olurdu.”

Neatkarīgā (LV) /

ABD’li şirketler için Ukrayna bir test sahası

Neatkarīgā, Trump’ın tamamen saf değiştirerek ABD’yi Rusya’nın yanına çekip çekemeyeceğini irdeliyor:

“Ukrayna ve AB, ABD’nin Ukrayna’dan tamamen çekilmesi ihtimaline şimdiden hazırlandı. Ama bu pek de olası görünmüyor; çünkü Ukrayna şu anda en modern askeri teknolojiler için çok kritik bir test sahası. Başka bir deyişle: Ukrayna’daki savaş alanında yer almayanlar, silah sanayiinin ve silah ticaretinin parçası değiller. Trump hakkında ne düşünülürse düşünülsün, kendisi bunu ne kadar istese de savaş alanında Putin’in doğrudan müttefiki olması onun için zor. ABD kamuoyu bunu kesinlikle anlamayacaktır.”

The Independent (GB) /

Anlamsız ve şok edici

The Independent, Trump’ın dizel anlaşması sonuçta faydadan çok zarar getirecek, diyor:

“Vladimir Putin’in gangster rejiminden dizel satın alma anlaşması, hem şok edici derecede alaycı hem de kendi amacına ters düşen bir adım. Trump da ortalama bir ABD’li kararsız seçmen de bu anlaşmayla Rusya’nın savaş makinesine para pompaladıklarını, savaşı uzattıklarını ve Ukraynalıları öldürdüklerini umursamayabilir. Ancak anlaşmanın dizel fiyatını düşürmeyeceğini -ve dahası Trump’ı zayıf göstereceğini- önemsemeleri gerekir. ... Gerçekte Büyük Britanya hükümetinin, Avrupa’daki ve dünya genelindeki müttefiklerimizin hükümetleri gibi, Trump’ın Putin hakkındaki yanlış değerlendirmesine karşı yapabileceği pek bir şey yok - Ukrayna halkını kararlılıkla desteklemeye devam etmek dışında.”

Jutarnji list (HR) /

İtibarını yok pahasına harcadı

Jutarnji list’e göre Trump, birkaç damla dizel uğruna güvenilirliğini zedeledi:

“Washington, Rus dizeline kapılarını açarak fiilen kendi yaptırımlarını ihlal ediyor ve Kremlin’in kasasına, Ukrayna’ya yönelik saldırılarını sürdürmesini sağlayacak dövizi aktarıyor. Beyaz Saray, bu nedenle müttefiklerinin sert eleştirileriyle karşı karşıya. Washington ekonomik kurtuluş masalı anlatırken Trump, aslında Kremlin’e diplomatik bir hediye sunmuş ve karşılığında BBC'nin hesaplamalarına göre yalnızca yarım günlük mesaiye yetecek kadar yakıt almış oldu. Moskova ABD’li sürücülerin ve çiftçilerin yükünü hafifletmek üzere 300 bin ton dizel göndermek istiyor. Oysa ABD’nin günlük dizel tüketimi yaklaşık 3,6 milyon varil [yaklaşık 500 bin ton].”

Adevărul (RO) /

Trump sürekli seçim kampanyasında

Eski gazeteci ve askeri diplomat Laurențiu Sfinteș, Adevărul web sitesinde ABD Başkanı’nın neden bu anlaşmaya varmak istediği sorusuna yanıt arıyor:

“Sonuçta her siyasetçi yalnızca kendi seçmenine karşı sorumludur. ... Dört, beş veya hatta yedi yılda bir seçimlere girmesi gerekiyorsa, işler basittir. Fakat iki yılda bir önemli seçimler yapılıyorsa, her şey karmaşıklaşır. ... O zaman sadece seçmenlerin seferberliğini ve ruh halini etkileyen koşulların değişkenliği önem taşır. Ve ABD seçmeni iyi eğitime sahip, hayatının yarısını yüksek performanslı bir arabada -çoğunlukla dizel motorlu- geçiren ve benzin istasyonlarındaki yeni fiyatları görünce sinirleri çabucak bozulan yurttaşlardan oluşuyor.”

Delfi (LT) /

Yalnızca bir bahane

Delfi köşe yazarı Rimvydas Valatka öfkeyle şöyle yazıyor:

“ABD’nin Rus dizeline ihtiyacı yok. Kendilerinde zaten fazlasıyla var. Geçtiğimiz yıl 62 milyon ton ihraç ettiler - Rusya’nın neredeyse iki katı. Ülke bu arada kendisi dizel sıkıntısı çekiyor ... : Bir ihracatçıdan ithalatçıya dönüştü. Trump’ın Rusya’ya yönelik yaptırımları kaldırmak için bir bahaneye ihtiyacı vardı. Bir Trump yalanı daha. MAGA ahmaklarının gözünü boyamaya yönelik bir sis perdesi. ... Rusya’dan gelen dizel, Putin ve Trump’ın kan denizinde yalnızca bir damla. ABD Başkanı, saldırgan Rusya’ya yardım elini uzatıyor - hem de Rusya’nın kasten Ukraynalı sivilleri hedef aldığını artık gizlemediği bir zamanda. ... ABD, açıkça Rus teröristlerin safında yer aldı.”

Echo (RU) /

Sinirler geriliyor

Gazeteci Dmitri Kolesev, Echo tarafından alıntılanan bir Telegram gönderisinde durumu Kiev için felaket olarak tasvir etmiyor:

“AB, anlaşılır nedenlerle Trump’ın Putin’e yönelik bu yeni sevgi gösterisini memnuniyetle karşılamıyor. Tüm bunlar Zelenskiy ve Ukrayna için büyük sorun teşkil etse de, yaşananların bir felaket ya da ABD desteğinin sona erdiği anlamına geldiği pek söylenemez. ABD’deki ara seçimlere bir aydan az vakit kalmışken, sinirler geriliyor. Kuvvetle muhtemel sadece bu fırtına atlatılmaya çalışılıyor. Belki de Kiev, bu baskı ortamında Rus rafinerilerine yönelik saldırılarını azaltır. Ancak bunun Rusya’nın durumunu kolaylaştırıp kolaylaştırmayacağı meçhul.”

Novinky.cz (CZ) /

ABD artık güvenilir bir ortak değil

Novinky.cz’nin görüşü net:

“ABD’nin son adımından sonra şurası açık: Transatlantik ilişkiler sona erdi. Trump hiçbir yükümlülüğe uymuyor ve herkesin ayağına basmaya ya da sırtından vurmaya hazır. Trump’ın, ABD’nin NATO yükümlülüklerini yerine getireceği ve saldırıya uğrayan ülkenin yardımına koşacağı yönündeki sayısız tekrarlarıyla içimizi rahatlatmaya çalışırsak kendimizi kandırmış sayılırız. İşine gelirse yardıma gelir. Ama belki de gelmez. Trump ABD’si güvenilir bir ortak değil; daha ziyade ikircikli bir dost, dost ile düşman arasında bir şey ve buna göre davranmak gerekiyor.”