AB, İran Savaşı konusunda henüz ortak bir tutum belirleyebilmiş değil. Bu konuda sadece münferit ülkelerin hükümet başkanları arasında değil, Brüksel'in yönetim şeması içinde de görüş ayrılıkları göze çarpıyor. Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen pazartesi günü “eski dünya düzeninin” artık var olmadığını söylerken, Konsey Başkanı António Costa salı günü bu görüşe karşı çıktı. Costa, Avrupa'nın dünyanın kurallara dayalı olmaya devam etmesini sağlaması gerektiğini söyledi.

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanmasına yanıt olarak 400 milyon varil stratejik ham petrol rezervini piyasaya sürmeyi planlıyor. Ajansın 32 üye ülkesi, enerji piyasasını istikrara kavuşturmak amacıyla kriz stoklarından daha önce hiç bu kadar büyük miktarda petrolü ortak bir kararla çekmemişti. Ancak basın bu adımı sorunun çözümü şeklinde değerlendirmiyor.

İran Savaşı’nın ne kadar devam ettirileceğine dair belirsiz sinyaller var: ABD Başkanı Donald Trump, pazartesi günü askeri operasyonu “çok yakında” sona erdirebileceğini söyledi. Bunun üzerine İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu “henüz işimiz bitmedi” açıklamasını yaptı. Salı günü İran’a yönelik hava saldırıları yoğunlaştırılırken, Tahran da İsrail ile Körfez ülkelerini vurmayı sürdürdü. Avrupa basını, gerçekçi çıkış senaryolarını irdeliyor.

“Bu akşam son olarak büyük ve gururlu İran halkına sesleniyorum: Özgürlük saatiniz geldi.” ABD Başkanı Trump, İran savaşının başında yaptığı konuşmada İran halkına bu sözü vermişti. Dini Lider Ali Hamaney’in öldürülmesinin ardından rejim, halefi olarak oğlunu atadı. Yorumcular, mollaların güç tabanının henüz pek de zayıflamadığı görüşünde.

Kıbrıs’ta, adadaki İngiliz askeri üslerine yönelik huzursuzluk baş gösterdi. Cumartesi günü Lefkoşa’daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde düzenlenen bir gösteriye katılanlar, üslerin kapatılmasını talep etti. Bunun sebebi ise, Ağrotur’daki üssün 1 Mart’ta Lübnan’dan gelen bir insansız hava aracıyla vurulması. Birleşik Krallık 1960 yılından beri Ağrotur ve Dikelya’da, bugün ABD ordusunun İran Savaşı’nda da kullandığı iki egemen üs bulunduruyor.

Ortadoğu’daki gerilimin tırmanması ve Hürmüz Boğazı’nın kapatılması, dünya genelinde enerji fiyatlarını yükseltiyor. Donald Trump’ın pazartesi günü savaşın muhtemelen kısa sürede sona erebileceğine dair imalarına ve G7 ülkeleri arasında stratejik petrol rezervlerine başvurma yönündeki istişarelere rağmen fiyatlar, şubat sonundaki seviyenin belirgin ölçüde üzerinde seyrediyor. Avrupa basını nedenleri, sonuçları ve çözüm yollarını değerlendiriyor.

İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney oldu. Babası ve selefi Ayetullah Ali Hamaney, ABD ve İsrail’in saldırılarında öldürülmüştü. İsrail ordusu şimdi de oğlunu tehdit etti. ABD Başkanı Donald Trump ise öncesinde Mücteba Hamaney’in kendisi için “kabul edilemez” olduğunu ve Washington’ın onayı olmadan kurulacak bir İran yönetiminin “uzun süre görevde kalmayacağını” söylemişti.

Finlandiya’da mevcut yasalara göre savaş durumunda dahi nükleer patlayıcıları ithal etmek, üretmek, bulundurmak ve ateşlemek yasak. Finlandiya’nın NATO’ya katılmasından üç yıl sonra hükümet, Savunma Bakanı Antti Häkkänen’in deyişiyle “NATO’nun caydırıcılık ve kolektif savunma gücünden tam olarak yararlanmak” amacıyla bu kısıtlamaların kaldırılacağını duyurdu. Nükleer silah konuşlandırma Helsinki'nin planları arasında şimdilik yer almıyor.

Bir kadın çalışanın kendisini cinsel tacizle suçlamasının ardından, Avusturya Radyo ve Televizyon Kurumu (ORF) Genel Müdürü Roland Weißmann istifa etti. Weißmann suçlamayı reddetse de, avukatının açıklamasına göre kurumun zarar görmesini önlemek istiyor. Ülke basını, kamu yayıncılığının bir kez daha yara aldığı görüşünde.

İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, geçtiğimiz hafta televizyonda yaptığı konuşmada “İran’da savaşa hayır!” sözünü yineledi. Bir gün öncesinde ABD Başkanı Donald Trump, Şansölye Friedrich Merz’in huzurunda ABD’nin iki askeri üssü kullanmasına izin vermediği için İspanya’yı sert dille eleştirmiş, İspanya ile ticari ilişkileri kesme tehdidinde bulunmuştu.

İsviçre’de radyo ve televizyon harçlarının azaltılmasına yönelik referandum açık farkla başarısızlığa uğradı: Oy kullananların yaklaşık yüzde 62’si “200 Frank yeter!” girişimine karşı çıktı. Haneler halihazırda yılda 335 frank ödeme yapıyor. Dört ulusal dilde radyo ve televizyon programları üreten kamu yayın kurumu SRG, bu harçlarla finanse ediliyor.

Diğer gündem konuları