ICE memuru Minnesota'da bir kadını öldürdü

ABD’de hafta sonu, ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi ICE’nin şiddet eylemlerine ve Donald Trump’ın katı göç politikasına karşı ülke çapında protestolar düzenlendi. Çarşamba günü Minneapolis’te gerçekleştirilen baskın esnasında bir memur, gözlemcilik yapan bir kadını arabasının içinde vurarak öldürmüştü. İç İşleri Bakanı Kristi Noem’e göre, hükümet şehre 2.000 federal polis memuru daha gönderecek.

Tüm alıntıları göster/kapat
Milliyet (TR) /

Alternatif gerçekliğe yönelik absürt bir inanç

Milliyet köşe yazarı Özay Şendir, Trump’ın yine tüm gerçekleri dilediği gibi çarpıtmaya çalıştığını belirtiyor:

“Cuma gecesi CNN Türk yayınında Trump’ı seyrettim, en ufak bir üzüntü belirtisi göstermedi, aksine öldürülen kadının normal olmadığını söyledi, aracını ICE Polisi’nin üzerine sürdüğünü iddia etti. Bir gördüklerimiz bir de Trump’ın söyledikleri var ortada. ... Geçen hafta Maduro’nun kaçırılması uluslararası hukukun ihlaliydi, şimdi 37 yaşında bir kadının vurulup öldürülmesi de, aslında, güçlü olan haklıdır mantığının bir başka göstergesi oldu. ABD’nin dünya egemenliğini bitiren şey, dolarla ticaretin azalması değil, bu saçma inanış olacak.”

De Volkskrant (NL) /

Daha fazla göz yumamayız

De Volkskrant, Avrupa’nın ABD’deki hukuksuzluğa, şiddete ve hakikatin çarpıtılmasına daha fazla sessiz kalmaması gerektiği uyarısında bulunuyor:

“Hollanda da tıpkı Amerikalıların direnişi gibi biraz daha fazla cesaret gösterip gösteremeyeceğini kendine sormalı. Hani nerede diplomatik kınamalar? Muhaliflere destek nerede? Savunma ve ticaret ilişkileri ne zaman soğutulacak? Tüketiciler de kendilerine şunu sorsunlar: Amerika’dan hâlâ neler satın alıyorum? Dünya Kupası meselesinde ne yapacağım? Naiflik ve her şeyin zaten düzeleceğine yönelik inanç artık sona ermeli. Yaşananları normal buluyorsak tabii o zaman başka.”

Neue Zürcher Zeitung (CH) /

Trajedi siyasi amaçlarla istismar ediliyor

Neue Zürcher Zeitung, ABD’deki her iki siyasi kampın da bu olayı sorumsuzca siyasete alet ettiği eleştirisinde bulunuyor:

“Trump, insafsız bir toplu sınır dışı etme politikası izliyor. Öte yandan sol da şiddetli bir çatışmanın kaçınılmaz hale gelmesine katkıda bulundu. Çünkü bunun arka planında, Demokrat siyasetçilerin göçmenlik dairelerinin özünde meşru olan operasyonlarını faşizan birer tehlike olarak damgalaması bulunuyor. Bu tutumun en çarpıcı örneği de ICE’a ‘modern Gestapo’ diyen Minnesota Valisi Tim Walz. ... Bu aşamada hem Cumhuriyetçiler hem de Demokratlar yaşanan trajediyi, durup muhasebe yapmak yerine kavgalarını derinleştirmeye alet ediyor.”

Info.cz (CZ) /

Trump hem içeride hem de dışarıda kuralsızlığı yüceltiyor

Info.cz, ABD’nin iç yapısını tehlikede görüyor:

“Donald Trump, dış politikadaki son eylemleriyle herkesin çoktandır bildiği ama kimsenin kabullenmek istemediği şeyi açıkça ortaya koydu: Uluslararası hukuk bir yanılsamadır. Oysa ulusal hukuk ve ulusal yasalar bugüne dek öyle değildi. Görünen o ki Trump şimdi bunları da sorgulamak istiyor - ve protestoların gösterdiği üzere Amerika direniyor. ... Asıl mesele, bu protestoların sürüp sürmeyeceği ve başarılı olup olmayacağı. Trump, uluslararası düzen hakkında öne sürdüğü iddiayı -yani bunun ‘yalnızca kendi ahlak anlayışı’ tarafından belirlendiği düşüncesini- iç politikada hayata geçirmeyi başarırsa, geri dönüş yolunu bulmak zor olacaktır.”

Il Manifesto (IT) /

Kendi ülkesine savaş açtı

Il Manifesto, Renee Nicole Good’un Trump’ın politikasının kurbanı olduğu görüşünde:

“Ölümcül polis şiddetinin her yıl hâlâ bin can aldığı bir ülkede bu trajedi, bir polisin emrine itaatsizliğin kolayca ölüm cezasına dönüştüğü, çarpık ve askerileşmiş bir normallik ile açıklanabilir. Ancak Good, Donald Trump’ın kendi ülkesine, göçmenlere, politikasını kabul etmeyen eyalet ile şehirlere ve 'büyük deportasyon' adıyla yürütülen etnik temizliğe direnenlere karşı açtığı savaşın kurbanıdır.”

El País (ES) /

İnsanlık dışı bir strateji

El País, ABD hukuk devleti adına endişeli:

“Bunun arkasında, Beyaz Saray’da ofis başkanı yardımcılığı konumuna yükselen fanatik ırkçı Stephen Miller var. ... Onun ideolojik liderliğinde ICE, sivil bir kolluk kuvvetinden paramiliter birliğe dönüştü. ... İnsanlık dışı bir strateji izliyor. ... Verilen hasar daha da büyük: Kurumlara duyulan güven sarsılıyor, hukukun üstünlüğü hiçe sayılıyor ve sivillere yönelik ölümcül güç kullanımı normalleşiyor. ... Göçmenlere karşı kurumsal şiddet şu anlama geliyor: Devlet, ‘öteki’ olarak tanımladığı herkese acımasız bir sertlikle muamele edebilir. ... Renee Good’un ölümü adeta bir uyarı: Yasalar eşitsiz bir şekilde ve şiddet yoluyla uygulandığında, yasa olmaktan çıkar.”

The Guardian (GB) /

Şehit olmuş sayılır

The Guardian, sivil toplumun ICE operasyonlarına karşı gösterdiği direnişi övüyor:

“Bu göstericiler, masumları korumak için öfkeyle ve haklı olarak otokrat özentisi birinin silahlı güçlerine karşı koyuyor. ... Renee Nicole Good, hareketin ruhunu temsil ediyordu: Adaletsizliğe duyulan nefret, masumları koruma arzusu, diğer insanlara karşı sorumluluk bilinci. O artık bu davanın şehidi oldu. ... ICE nerede ortaya çıksa, karşısında eli silah tutmayan ve taviz vermeyen, ısrarlı protestolarıyla ve sokak eylemleriyle insan kaçıranların ve zorbaların karşısına dikilen sıradan Amerikalıların alaycılığını, direnişini ve küçümsemesini buluyor. ... Bu da bu ülkenin bir gerçeği: Good gibi insanlar, ırkçılardan ve otokratlardan daha fazlalar.”

Der Standard (AT) /

Siyasi tahrip gücü yüksek bir eylem

Der Standard’a göre bu olay Trump için tehlikeli olabilir:

“Mevcut tırmanış, Trump’ın siyasi rakibine karşı yürüttüğü ve insanlığı hiçe sayan siyasi güç mücadelesinin sonucundan başka bir şey değil. Var olmayan bir kıyametin kurtarıcısı rolüne bürünmek için kendi yurttaşları arasında korku yaymak, uzun vadede iyi netice vermez. Trump’ın hafiyeleri bu alçakça oyunu artık fazla ileri götürdü. Bu ölümcül olay her halükârda, 2020’de George Floyd’un şiddet sonucu ölümü ve ardından patlak veren 'Black Lives Matter' protestolarına benzer bir potansiyel taşıyor. Belki de Trump bu defa kendi kişisel kıyametini yaşar.”

The Economist (GB) /

Gerginliğin tırmanması engellenmeli

The Economist, Trump’ın şiddet içeren protestoları kendi emelleri için kullanabileceği konusunda uyarıyor:

“[Minneapolis Belediye Başkanı Jacob] Frey, Minnesota halkını sakin ve barışçıl kalmaya çağırdı. Kuşkusuz, 2020’de George Floyd’un polis tarafından öldürülmesinin ardından şehirde protestoların ne denli hızla kontrolden çıktığını hatırlıyor. Trump ise aylardır Demokratlar tarafından yönetilen şehirlere karşı daha sert müdahaleleri meşrulaştırabilmek için göstericileri bilinçli biçimde şiddete kışkırtmak istiyor gibi görünüyor. … Trump uzun süredir, askerlerin şehirlere gönderilmesinin önünü açabilecek İsyan Yasası’nı devreye sokma düşüncesiyle meşgul.”