Michigan: Demokratlar sola mı kayıyor?
Demokrat Parti’nin ABD’nin Michigan eyaletinde gerçekleşen ön seçimlerinde, partinin ilerici kanadından Abdul El-Sayed daha ılımlı rakibi Haley Stevens’ı geride bıraktı. Böylece El-Sayed, sonbahardaki ara seçimlerde Demokratların Senato adayı olarak yarışmaya hak kazandı. Avrupa basını bir eğilime dikkat çekiyor.
Her iki parti de giderek popülistleşiyor
Corriere della Sera’nın analizi şöyle:
“2016’da kendi partisini karıştıran Donald Trump, dün itibarıyla resmen diğer partinin, yani Demokratların da sol popülist hareketin adayları aracılığıyla karışmasını sağlamayı başardı. ... Sürpriz bir şekilde bazıları DSA’ya (Amerika Demokratik Sosyalistleri) üye olan, diğerleri ise dışarıdan onların temel tutumlarını benimseyen ve siyasete yeni atılan adaylar ya da başka alanlardan gelen isimler kazanıyor. ... Herkes için kamusal sağlık hizmeti, servet vergisi, İsrail’e mali yardımların durdurulması, ‘Özgür Filistin’, polis ve ceza infaz sistemi reformu ve ‘Green New Deal’ talepleri üzerinde yükselen popülist bir dalga söz konusu.”
Yerleşik düzene başkaldırı
Avvenire yeni adayların profillerini değerlendiriyor:
“2026 ön seçimleri sistem dışındakilerin sistem içindekilere, popülistlerin seçkinlere, mücadeleci adayların ise uzlaşı uzmanlarına karşı başkaldırısı görüntüsü veriyor. Kazananlar arasında işçiler, sendikacılar, bir itfaiyeci, eski bir yangın söndürme paraşütçüsü ve göçmen ailelerin çocukları var. Mesajları ise biçimsel olarak Trump’ın Cumhuriyetçi Parti’yi dönüştürdüğü mesajlara benziyor. Trumpçılık da vaktiyle solla ilişkilendirilen ekonomik müdahalecilik tınıları içeriyor.”
Merkezci karmaşaya karşı net tavır
Aftonbladet açısından seçmenlerin değişim arzuladığı ortada:
“ABD seçimleri ve ülkede iyice üstünlük sağlayan sosyalist dalga, insanların siyasetin giderek daha fazla merkeze kaymasından ne denli bıktığını gösteriyor. Ve bir de sıradan insanların çoğunluğuna zarar getirecek şekilde kurgulanmış olsa dahi mevcut sistemi korumaya yarayan, sağ ile solun artık zar zor ayırt edilebildiği bir karmaşanın ortaya çıkmasından.”
Dış politika daha da istikrarsızlaşır
Berlingske endişeli:
“Bu gelişme yalnızca demokratik yerleşik düzen açısından değil, ABD’nin siyaseten istikrara kavuşmasını isteyen herkes için tehlikeli. Demokratlar keskin bir şekilde sola kayarsa, ülke fiilen kendini Trump’ın sağ popülizmi ile yeni bir sol popülizm arasındaki mücadeleye sürüklenir. Zaten şimdi bile ulaşılması zor olan siyasi uzlaşılar neredeyse imkânsız hale gelir. Bu da kutuplaşmayı daha da şiddetlendirir. İki popülist kutup tarafından yönlendirilen bir ülke, ABD’yi dünyanın geri kalanı için daha da istikrarsız bir işbirliği ortağı haline getirir.”