ICE'ın ölümcül eylemlerinin sonuçları ne olur?

ICE memurlarının Minneapolis'te gerçekleştirdiği ve ölümlerle sonuçlanan silahlı saldırıların ardından, ateş açan memurlar geçici olarak görevden uzaklaştırıldı. ABD Gümrük ve Sınır Muhafaza (CBP) sözcüsü bilgiyi doğruladı. Başkan Trump son olarak şehirdeki gerginliği yatıştırmaya çalışmış ve hemşire Alex Pretti'nin ölümünü "talihsiz bir olay" olarak nitelemişti.

Tüm alıntıları göster/kapat
Gazeta Wyborcza (PL) /

Şiddet devletin zayıflığını gösterir

Gazeta Wyborcza, ICE’ın sert müdahalelerinin gücün yansıması olmadığını yazıyor:

“Hobbes’tan Weber’e ve Arendt’e uzanan siyasal düşünce geleneği, şiddetin bir devletin gücünün kanıtı değil, bilakis aşındığının emaresi olduğu varsayımına dayanır. İstikrarlı bir devletin gerilimi tırmandırmasına gerek yoktur, zira arka planda otoritesi işler durumdadır. Hukuk, rutin bir şekilde ve teatral jestlere başvurulmadan uygulanır; çünkü devlet özel bir güvenlik hizmeti sağlayıcısı değil, ciddi bir kurumdur. Gerilimler şoka, korkuya ve baskıya muhtaç kalındığında tırmanır ve bu da her daim mağlubiyetin itirafıdır.”

Transtelex (RO) /

Özgür topluma saldırı

Filozof Mihály Szilágyi-Gál, Transtelex’te ICE’ın bir sınırı aştığını yazıyor:

“Verilen sayısız tepki arasında, solcu ajitatör olarak nitelendirilmesi imkânsız olan bir hayli muhafazakâr NRA (Ulusal Tüfek Birliği) da dahil olmak üzere, Cumhuriyetçilerin bu tür silahların kullanılması yanlısı şahin kanadının tepkileri göze çarpıyor. ... Onlar artık salt yasadışı göçmen damgası altında ezilen vatansızların değil, bizzat kendilerinin, burada yaşayan ve hareket eden herkesin, yani özgür Amerikan toplumunun hedef tahtasına konduğunu hissediyor. Çünkü sokaktaki bir insanın kim olduğunu asla bilemezsiniz. ... İşte özgürlük tam da bu bilmeme halini kabullenmektir.”

Frankfurter Rundschau (DE) /

Trump sevilmek de istiyor

Frankfurter Rundschau, Trump’ın iktidarın yanı sıra önem verdiği başka bir şey daha olduğunun anlaşıldığını belirtiyor:

“Minneapolis’teki geri adım kozmetik bir hamle olarak görülebilir. ... Trump, sıklıkla keyfi ve agresif nitelik taşıyan ICE gözaltıları konusunda herhangi bir rota değişikliği ilan etmedi. Üstelik kendisinden, bu acımasız göçmen karşıtı politikayı çizen kişilere yönelik aleni bir eleştiri de işitmedik. ... Yine de direniş başarılı olmuş sayılır. Rusya, Çin ve Macaristan’daki otokratların aksine, Trump halk nezdindeki popülaritesini hâlâ gözettiğini belli etti. 79 yaşındaki siyasetçinin salt iktidar arzusuyla yanıp tutuşmadığını bir kez daha gördük. Biraz kitsch bir ifadeyle söylemek gerekirse: O sevilmek de istiyor.”

Der Standard (AT) /

İç savaş tehlikesi ortadan kalkmadı

Der Standard, Trump’ın uzlaşmacı tavrına rağmen ülkedeki patlamaya hazır gerilimlerin varlığını sürdürdüğü görüşünde:

“Geçen süre zarfında ortam kısmen de olsa yeniden duruldu. ... Mahkeme kararları ve halkın direnişi ICE’ı frenledi. Trump da şimdi Minnesota’da ilk kez uzlaşmacı bir dile başvuruyor; ayrıca son derece tartışmalı sınır muhafızı Gregory Bovino’yu da Minnesota’dan geri çağırdı. ... Ancak sorun bununla çözülmüş, iç savaş tehlikesi ortadan kalkmış değil. Nitekim Trump ve ICE’ın bir sonraki hedefinin Philadelphia olabileceği konuşuluyor.”

Spotmedia (RO) /

Popülistlere dikkat edelim

Gazeteci Emilian Isaila, Spotmedia’da insanların yaşananlardan dersler çıkarmasını umuyor:

“Trump’ın yol açtığı kaos kimseyi şaşırtmamış olsa gerek. Ancak bu acı deneyimlerden dersler çıkarsak iyi ederiz. ... İnsanlar, her siyasi renkten popülistlerin tuzağına düşmemeyi öğrenmeliler. Siyasi liderlerin kişilik ve karakterlerinin, etrafımızdaki dünyayı demokratik bir toplumun davranış kuralları, gelenekleri ve yasalarının yapabileceğinden daha hızlı, sert ve derinlemesine değiştirebileceğini anlamalılar.”

Avvenire (IT) /

Ku Klux Klan tarzı bir ırkçılık

Avvenire, geçmişte yaşanan karanlık dönemleri hatırlatıyor:

“Arka planda, Batı’daki tüm popülist hareketlerinkine benzeyen net bir strateji gizli: Toplumsal açıdan dezavantajlı kesimlerin göçün belirli unsurlarından kaynaklı sıkıntılarına işaret et ve bunu seçim kampanyası uğruna araçsallaştır. Amaç ise çözüm bulmak değil, korku körüklemek ve istismar etmek. ... Bu, en savunmasız olanların bölünmüşlüğünden faydalanan ve bütün göçmenleri suçlu göstermeyi amaçlayan acımasız ve sınıf ilintili bir strateji: Bunlar sürekli gözetim altında tutulması, aşağılanarak baskılanması ve dövülmesi gereken insanlar. Son günlerdeki videolar her şeyi anlatıyor. Ku Klux Klan’ı aratmayan bir ırkçılık gözler önüne seriliyor.”