Macron Avrupa için nükleer caydırıcılık önerdi

Fransa, nükleer silah cephaneliğini artırmak ve bunlarla Avrupa’nın güvenliğine katkıda bulunmak istiyor. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ülkesinin bu yöndeki niyetini nükleer doktrinin yenilenmesine ilişkin gerçekleştirdiği ve Fransa’nın nükleer silahlarının Avrupa’daki diğer ülkelere konuşlandırılması ihtimalinden de söz ettiği konuşmasında açıkladı. Akabinde ise Élysée Sarayı ve Almanya Şansölyelik Dairesi, müşterek bir Alman-Fransız nükleer idare ekibinin kurulduğunu duyurdu.

Tüm alıntıları göster/kapat
Jyllands-Posten (DK) /

Tüm ihtimallere hazır olmalıyız

Jyllands-Posten’a göre Macron’un önerisi mantıklı:

“Onlarca yıl boyunca, Avrupa’yı nükleer silahlarla savunma meselesiyle uğraşmak zorunda kalmadık. Ancak bu dönem sona erdi. ... En iyi ihtimalle süregelen transatlantik işbirliği içinde güçlendirilmiş bir Avrupa sütununa -ve en kötü ihtimalle de ABD (beklenenin aksine) müttefiklerine sırtını dönmeye karar verirse kendi müşterek Avrupa nükleer altyapımızın ilk yapı taşına- dönüşebilecek bir girişime katkıda bulunmaya hazır olmalıyız.”

Financial Times (GB) /

Diğer seçenekler daha kötü olurdu

Financial Times Macron’un önerisinden övgüyle bahsediyor:

“Dünya düzeninin, son olarak ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısının da gösterdiği gibi, işbirliği ve uluslararası hukuk yerine giderek kaba kuvvetle belirlendiği bir dönemde, Avrupa’nın kendi savunması için daha fazla sorumluluk üstlenme çabaları açısından önemli bir ilerleme bu. Macron, Fransa’nın caydırıcı gücünün Avrupa’nın savunması için vazgeçilmez olduğunu anladı. Alternatifler -AB düzeyinde bir nükleer caydırıcılığın inşa edilmesi veya münferit ülkelerin silahlanma yarışına girmesi- daha da kötü olurdu. Maalesef, Avrupalılar artık ABD’nin onları ne pahasına olursa olsun koruyacağına dair tereddütsüz bir güvene sahip değiller.”

L'Opinion (FR) /

Fransa için büyük bir kazanım

L’Opinion ülkenin de kıtanın da avantaj sağlayacağı kanısında:

“Tıpkı Fransa’nın bugün Avrupa olmadan pek bir anlam ifade etmeyeceği gibi, kıta da Amerikan koruma kalkanı yoksa eskisi kadar iyi korunamaz. Dolayısıyla, Avrupa’yı caydırıcılığın karmaşık simyasına biraz dahil etmek gerekiyordu - komşularımızla işbirliği, ancak yine de Fransız kontrolü altında. Sıklıkla borç batağındaki bir orta ölçekli güç statüsüne indirgenen Fransa için, nükleer silah gibi emsalsiz ve devredilemez bir güce sahip olmak (ve bunu elinde tutmak) rahatlık verici.”

taz, die tageszeitung (DE) /

Paris kontrol merkezi olmayı sürdürüyor

Taz’ın Fransa muhabiri Rudolf Balmer, Macron’un kendi nükleer başlıklarının kontrolünü bırakmayacağına dikkat çekiyor:

“Macron, nükleer güç sahibi seçkinler kulübünde diğer AB ülkelerine yalnızca pasif üyelik sunuyor. Yani caydırıcılık ve kullanım doktrini konusunda kararları ileride de tek başına Fransa Cumhurbaşkanı verecek. Nükleer cephaneliğin genişletilmesinde, ortak tatbikatlar ile manevralarda ve -ki bu önemli bir husus- nükleer savaş başlıklarının diğer AB devletlerinde olası konuşlandırılması konusunda diğerlerinin söz hakkı olabilecek. Dolayısıyla Avrupa, öngörülebilir gelecekte bağımsız bir nükleer güç olmayacak. Ama muhtemelen böylesi daha iyi.”