Konut sıkıntısına karşı alınan önlemler doğru mu?

İspanya’da ciddi bir konut sıkıntısı yaşanıyor. Hükümet buna karşı, spekülasyonlara karşı korunan ve karşılanabilir konut arzını üç katına çıkarmayı hedefleyen bir konut inşa planını kabul etti. İrlanda ise farklı bir yol izliyor: Bir yasa tasarısına göre, bundan böyle yapı ruhsatı istenmeden kurulacak bahçe kulübeleri kiralanabilecek. Her iki ülke medyası alınan önlemleri değerlendiriyor.

Tüm alıntıları göster/kapat
La Vanguardia (ES) /

Devede kulak

La Vanguardia, devletin daha geniş kapsamlı girişimlerde bulunmasını istiyor:

“İspanya’daki konut sıkıntısı öyle büyük ki, ne kadar anlamlı olursa olsun her önlem yetersiz kalıyor. Yeni 2026-2030 Ulusal Konut Planı, konut inşası için 7 milyar avroluk bir yatırımı harekete geçiriyor - bu da önceki plana kıyasla üç katlık bir artış demek. ... Kimse İspanya’nın konut krizini çözmesinin kolay olacağını söylemedi. Plan, çözüm yolunda atılmış bir ilk adım. Ancak muhtemelen başka önlemlere de ihtiyaç olacak. Sektörün de vurguladığı üzere, talebin en yüksek olduğu bölgelerde arzın artırılması, inşaat ve kiralama alanlarında hukuki güvenliğin güçlendirilmesi ve imar arazilerinin kullanıma açılması için bir devlet mutabakatı sağlanması şart.”

El Mundo (ES) /

Sekiz yıldır çuvallayan konut politikası

El Mundo’dan hükümete sert eleştiri var:

“İktidarda geçen sekiz yılın ardından, Sánchez hükümetinin tipik müdahaleciliği binlerce insanın ve ailenin mustarip olduğu bir sorunu daha da ağırlaştırdı. ... Konut, bugün İspanyolların en büyük sıkıntılarından biri ve aynı zamanda eşitsizliğin de başlıca sebeplerinden. ... Tahminen 730 bini bulan konut açığı ancak kamu-özel sektör ortaklıklarının teşvik edilmesiyle giderilebilir. ... Ülkemizin geçirdiği yapısal değişimler -göç kaynaklı nüfus artışı, artan tek kişilik hane sayısı- devletin daha fazla çaba sarf etmesini ve yüzünü teknik kriterlere dönmesini gerektiriyor.”

eldiario.es (ES) /

Sorun gayrimenkulü yatırım aracı görenler

Ekonomist Alejandro Inurrieta, eldiario.es’te İspanya devletinin bu konuda başarısız olduğu eleştirisinde bulunuyor:

“Alınan tüm [kamusal] önlemler, büyük nüfus gruplarının -gençlerin, korunmaya muhtaç ailelerin- karşılanabilir konuta erişimini sağlama hedefine ulaşamadı. Kamusal kiralık konut stoku halen çok düşük (tüm ana konutların neredeyse yüzde 1,6’sı). ... İspanya’nın henüz çözemediği bir sorunu var: Konut bir kullanım değeri değil, yatırım aracı olarak görülüyor. ... Ve gayrimenkullerini kiraya vererek geçinenlerin pek çoğunun kapalı kapılar ardında itiraf ettiği üzere, konut bir yatırım aracı olmayı sürdürüyor. Üstelik bu insanların ekseriyeti Kongre’de, bölgesel parlamentolarda ve hatta kabinede yer alıyor.”

Irish Independent (IE) /

Her derde deva değilse de hiç yoktan iyidir

Irish Independent, bariz konut sıkıntısı göz önüne alındığında yaratıcı ara çözümlerin memnuniyet verici olduğunu belirtiyor:

“‘Beds in sheds’, yani ‘kulübelerde yataklar’ önerisi her ne kadar her derde deva olmayacaksa da, alışılmadık çözümleri değerlendirme ve kalıpların dışına çıkma isteği en azından ferahlatıcı. ... Ekonomik ve Sosyal Araştırma Enstitüsü (ESRI) yakınlarda, bu yıl ve önümüzdeki yıl tamamlanacak konut sayısının yaklaşık 35.000 olacağını öngörmüştü. Ancak ihtiyacı karşılamak için her yıl yaklaşık 50.000 yeni konut gerekiyor ki, bu da ancak eşi benzeri görülmemiş bir inşaat seferberliğiyle başarılabilir.”

Irish Examiner (IE) /

Çatısı olan her yapı ev değildir

İşçi Partili siyasetçi Connor Sheehan, Irish Examiner’da bahçe kulübeleri gibi yapıların yasal şekilde kiralanmasının kuralsızlığa atılmış bir adım olduğunu yazıyor:

“Minimum alanlara ilişkin net bir düzenleme yok. Garanti edilen güvenlik standartları yok. Kiracılar için hukuki güvence yok. … Bu, konut sorununa çözüm değil suistimale kapı aralayan bir reçetedir. ... Yani krizde standartlar bir kez daha düşürülüyor. Oysa barınma, salt birimlerden ve rakamlardan ibaret değildir: Mesele haysiyet, güvenlik, güvenilirlik ve insanların gerçekten evleri diyebilecekleri bir yere sahip olup olmadıklarıdır. ... Aceleyle uygulamaya konulan yetersiz öneriler harekete geçiliyor izlenimi uyandırsa da sonuçta tam da çözülmesi gereken sorunları daha da ağırlaştırıyor.”