Alman hükümeti ne durumda?
Federal Hükümet, ilaçlar için ek ödemelerin artırılmasını ve aile sigortasında kısıtlamalara gidilmesini de öngören sağlık reformu üzerinde uzlaştı. Öte yandan, Forsa araştırma enstitüsü tarafından yapılan bir anket Şansölye Friedrich Merz’in performansından duyulan memnuniyetin yüzde 15’e gerilediğini gösterirken, ARD de yurttaşların yüzde 81’inin Almanya’da refahın adaletsiz dağıldığını düşündüğünü ortaya koydu.
Çatışma potansiyeli yüksek
SRF muhabiri Simone Fatzer, kabul edilen sağlık reformu Merz koalisyonunun çizdiği tabloda pek bir şeyi değiştirmiyor, diyor:
“Hükümetin bu adımlar üzerinde uzlaşmış olması iyi bir işaret ve ilerideki işbirliği açısından önemli. Ancak Merz’in de söylediği üzere, bu bile şimdiden büyük bir ‘efor’ gerektirdi. Bu önlemlerin hükümet partileri içinden ne kadar yüksek sesle eleştirileceğini bekleyip görmek gerekiyor. Hoşnutsuzluk şimdiden dile getirildi. Hükümet önümüzdeki haftalarda emeklilik ve vergiler konusunda da reformlar planlıyor. Bunlar sancılı olacak, dolayısıyla ortada büyük bir çatışma potansiyeli var. Ve hükümet partilerinin anket değerleri çok kötü, muhalefet partisi AfD’ninkiler ise çok iyi olduğu için sinirler geriliyor - bu da uzlaşma becerisi için olumsuz bir tablo çiziyor.”
Beklentiler çok fazla
Aktuálně.cz, Federal Hükümet’in işinin neden kolay olmadığı sorusuna yanıt arıyor:
“Bunun cevabı elbette karmaşık ve çok boyutlu. En basit açıklama, Almanların beklentilerinin mevcut ekonomik performansın çok üzerinde kalması olabilir. Avrupa’nın önde gelen ekonomik gücü borçla dönüyor ve siyasi elitler bunu seçmenlerine doğrudan söyleyemiyor. Ülke salt gelecekteki yatırımlar için değil, mevcut işleyişi sürdürmek için de düpedüz borç alıyor. Bir de bunun üzerine sendikacılar, zor durumdaki pek çok sanayi devine diz çöktürecek büsbütün anlaşılmaz taleplerle geliyor. Evet, ne söylense az: Beklentiler ekonomik hakikati komple ıskalıyor.”
Sinirler gergin
Frankfurter Allgemeine Zeitung, bu koalisyonun artık kurtarılamayacağını söylüyor:
“Belki seçim döneminin sonuna kadar dayanacaktır ama ülkeyi AfD’den kurtarmak için gereken politikaları bulamayacaktır. ... SPD, yapıları muhafaza etmeye dayalı bir statüko korumacılığından başka bir yola girmeyecektir. CDU ise tam tersi yönde giderek ihmal edilenleri telafi etmek için kemikleşmiş yapıları kırmak istiyor. SPD bu süreçte daha çok kendi bekasını, CDU ise AfD’nin ayağını kaydırmayı düşünüyor. Bu yüzden de sinirler geriliyor. Ancak sonuç daha az değil daha çok memnuniyetsizlik, daha az değil daha çok AfD oluyor.”