Yapay zekâ genelgesi: Papa neyi hatırlatıyor?
Papa 14. Leo, ilk genelgesinde yapay zekânın risklerine değindi. Magnifica Humanitas (Muhteşem İnsanlık) adlı metin, hafta sonu Vatikan’da yayınlandı. Katolik Kilisesi’nin 70 yaşındaki lideri, teknolojinin kontrolsüz kullanımının sonuçlarına karşı uyarılarda bulundu. Papa’nın analizinin güncelliğinden etkilenmiş gözüken yorumcular, buna benzer daha fazla net ifadeler kullanılmasını istiyor.
Zamanında yapılmış bir uyarı
The Irish Times, Papa’nın yapay zekâya düzenleme getirilmesi yönündeki çağrısını olumlu karşılıyor:
“Kapsamlı genelge, teknolojinin insanları giderek daha fazla mesleki ve toplumsal rolde ikame etme tehdidi yarattığı bir dönemde, Papa’nın insan onurunu ve bireyin kendi kaderini tayin hakkını koruma konusundaki kararlılığını vurguluyor. ... Zamanında yaptığı uyarılar, yapay zekânın bu teknolojinin kullanımındaki önemli güvenlik önlemlerinin aşılması için kullanılması ve ayrıca hackerlar ile suçlular tarafından istismar edilmesi ihtimaline ilişkin haberlerin tam ortasında geldi. Uluslararası düzeyde alınacak düzenleyici tedbirlerin aciliyeti ne kadar vurgulansa azdır.”
İnanmayanlar için de anlaşılabilir bir mesaj
The Guardian, Papa Leo dünyanın önde gelen bir yapay zekâ araştırmacısıyla işbirliği yaparak yeni bir alana adım attı, diyor:
“Dikkat çekici olan şu ki, Papa Leo’nun genelgesinin yayınlanması, Anthropic’in ateist kurucu ortağı Christopher Olah’ın katkısını da içeriyordu. Bazı araçlarının savaş ve kitlesel gözetim amaçlı kullanımına izin vermeyi reddetmesinin ve akabinde de Trump tarafından sert biçimde eleştirilmesinin ardından, Anthropic kendisini artık yapay zekânın etik sorumluluk taşıyan sesi olarak konumlandırıyor gibi görünüyor. ... Papa’nın bu adımı doğal olarak teolojik bir bakış açısıyla şekillenmiş durumda. Ancak insanı merkeze alan mesajı, seküler dünyanın da arkasında birleşebileceği bir nitelik taşıyor.”
Tarihi bir anın bilincinde
La Vanguardia şu yorumda bulunuyor:
“Papa’nın daha net olamayacak bu tutumu, inananlara hitaben yazılan ve 13. Leo’nun 1891 tarihli ‘Rerum novarum’ genelgesine atıfta bulunan bir mektupla açıklanıyor. 13. Leo o dönemde, Sanayi Devrimi’nin etkisiyle Katolik Kilisesi’nde yeni bir toplumsal öğretinin temellerini atmıştı. ... Bugün ise halefi, çok küçük bir grubun kontrolündeki teknolojik bir gelişmenin tehlikelerine karşı uyarıyor. ... Bu genelgeyle 14. Leo, dünyamızın hızlı gelişiminin farkında olduğunu, güncel sosyopolitik vaziyeti dikkatle gözlemlediğini ve önemli bir kamusal şahsiyet olarak günümüzde Kilise’nin konumunu savunmaya kararlı olduğunu kanıtlıyor.”
Ahlak dersi vermiyor
Le Point, metnin insanları yargılamamasını memnuniyetle karşılıyor:
“14. Leo, yapay zekâdan hareketle tüm güncel sorunları mercek altına alıyor ve bunu yaparken de her bireyin ve ayrıca devletler ile uluslararası örgütlerin vicdanına sesleniyor. ... 14. Leo yargılamıyor, uyarmıyor, ahlak dersi vermiyor - kısacası dünyayı azarlamıyor: Gözlerimizin önünde gelişen bu yeni dünyanın isabetli, neredeyse klinik bir analizini yapıyor ve öte yandan, kripto para birimleri gibi konuları da es geçmiyor. Bu dünya beraberinde ilerleme ve hatta umut getirebilir, ancak dikkat etmezsek çöküşümüzü de hızlandırabilir.”
Daha açık olun
El País Papa’dan başka net sözler de duymak istiyor:
“Aynı derecede önemli diğer hususlara da dikkat çekmeye değer. ... Bunlar arasında göçmenlere yönelik muamelenin bir toplumun adalet anlayışının gerçek kıstası olduğuna dair bir açıklama, savaşa karşı çok taraflılığın savunusu ve kilise içindeki cinsel istismarı ortaya çıkaran medyaya edilecek teşekkür yer alabilirdi. [Robert, şimdiki adıyla 14. Leo] Prevost dünya siyasetini meşgul eden temel meselelerde net bir tutum sergilediğinden, bu hakikatlere dair tehdit teşkil edenleri, özellikle de güya geleneksel ve dini değerlerin arkasına saklanan aşırı sağın adını daha açık koyabilirdi.”