Ermenistan seçimleri: Halk hükümetin Batı yönelimini onayladı

Ermenistan’daki parlamento seçimlerinden oyların yüzde 50’ye yakınını ve sandalyelerin mutlak çoğunluğunu elde eden iktidar partisi galip çıktı. 2018’den bu yana görevde olan Başbakan Nikol Paşinyan, bu zaferi ülkesinin Batı’yla yakınlaşmasını sürdürmesi için açık bir yetki olarak değerlendirdi. Parlamentoya giren diğer muhalefet partileri ise daha ziyade Rusya yanlısı bir çizgiyi savunuyor. Ülkedeki bu bölünme Avrupa basınının da gündeminde.

Tüm alıntıları göster/kapat
Český rozhlas (CZ) /

Moskova'nın hamiliği cazip gelmiyor

Český rozhlas seçim sonuçlarını makul buluyor:

“Giderek daha fazla Ermeni, Rusya’nın ülkelerine yönelik oldukça neokolonyalist bir politika izlediğini anlıyor. Bugün bu eski hamiye güvenmenin hata olacağını ve Avrupa Birliği ile ekonomik, hatta belki de askeri işbirliğine gitmenin çok daha akıllıca olacağını görüyorlar. Rusya bu yüzden Kafkasya’da ve tüm Sovyet sonrası coğrafyada yeni ve önemli mevziler kaybediyor - bu da az çok mantıklı bir gelişme. Modern dünyada kim kendine siyasi sistemi açıkça diktatörlük olan güçlü bir müttefik ister ki?”

Rzeczpospolita (PL) /

Ekonomisi Rusya'ya bağımlı

Seçim sonucu ekonomideki hakikati değiştirmiyor, diyor Rzeczpospolita:

“Ekonomik açıdan ülke hâlâ büyük ölçüde Rus pazarına bağımlı, çünkü ticaret hacminin yüzde 35’inden fazlası Rusya’nın payına düşüyor. ... Bugün Ermenistan’da demiryollarını ve doğalgaz boru hatlarını yöneten ve yakın zamana kadar elektrik şebekelerini de kontrol edenler Rus şirketler. ... Ermenistan’ın en büyük ikinci ticaret ortağı Çin (yüzde 12) iken, AB (yüzde 11) ancak üçüncü sırada yer alıyor ve bunun için de Birleşik Arap Emirlikleri ile rekabet ediyor.”

Il Manifesto (IT) /

Travmadan gelecek vizyonuna

Il Manifesto, Dağlık Karabağ bölgesinin travmatik bir şekilde Azerbaycan’a kaybedilmesini hatırlatıyor:

“Kariyerinin başlarında hâkim milliyetçi çizgiye dahil olan Paşinyan, şimdi bu ulusal travmayı bir gelecek vizyonuna dönüştürmeye çalışıyor: Savunduğu ‘gerçek Ermenistan’ doktrini, her türlü toprak talebinden vazgeçilmesini ve Bakü’nün yanı sıra komşu ve eski (?) baş düşman Türkiye ile uzlaşılmasını öngörüyor. Bir de ‘barış’ vaadini (seçim kampanyasının sloganı) ve fiilen Kafkasya’daki güç dengelerinin tarihi bir biçimde yeniden düzenlenmesinin ilk adımlarını - bu da tüm dünyadaki yatırımcıların ve dışişleri bakanlıklarının ilgisini çekiyor.”

Frankfurter Rundschau (DE) /

Hâlâ belirsizlik içinde

Frankfurter Rundschau, seçim sonucu ne kadar netse gerçekliğin de o kadar karmaşık kalmaya devam ettiği uyarısında bulunuyor:

“Ermenistan yüzünü Batı’ya dönmek istiyor olabilir, ancak Gürcistan, Türkiye ve Azerbaycan arasında sıkışmış bu küçük kara ülkesi, Rusya’nın etkisinden kolayca sıyrılamaz. Ekonomik bağlar fazlasıyla sıkı, güvenlik politikalarına dair zorunluluklar ise çok büyük. Daha fazla özgürlük arzusu böylece süregelen bir bağımlılık gerçeğiyle karşı karşıya kalıyor. Ermenistan belirsizlik içinde bir ülke olmaya devam ediyor. Seçim sonucu, toplumun Sovyet geçmişi ile muğlak bir Avrupa geleceği arasındaki derin bölünmüşlüğünü gizlemeye yetmiyor.”

Trud (BG) /

Alelacele Batı'ya entegrasyon tehlikeli olabilir

Trud, Ermenistan’ın yeni yöneliminin bütün Avrupa için siyasi bomba potansiyeli barındırdığı uyarısında bulunuyor:

“Ermenistan, Moskova ile Brüksel arasındaki büyük jeopolitik rekabette yeni bir cephe haline geldi ve endişe verici bir şekilde eski Sovyet coğrafyasının başka yerlerinde zaten yaşamakta olduğumuz bir senaryoyu hatırlatıyor. ... Ancak bunun ardında çok daha tehlikeli bir şey gizli: ekonomik ve askeri bakımdan, ayrıca da enerji konusunda derinden Rusya’nın nüfuz alanına bağlı küçük bir ülkeyi alelacele ne onu kabul etmeye hazır ne de koruyabilecek durumda olan bir ittifaka ittirme girişimi.”