Ermenistan'da seçim: Rusya baskıyı artırıyor
7 Haziran’da Ermenistan’da genel seçimler yapılacak. Başbakan Nikol Paşinyan, alınacak sonuçla kendisinin çizdiği Batı rotasının onaylanmasını ümit ediyor. Kazakistan’da düzenlenen ve Paşinyan’ın katılmadığı Avrasya Ekonomik Birliği zirvesinde Vladimir Putin, ekonomik işbirliğini sonlandırma tehdidinde bulundu. Rusya, şimdiden bazı Ermeni mallarının ithalatını durdurdu.
Moskova'nın propagandası seçimi referanduma çeviriyor
The Moscow Times, Rusya’nın etkisini analiz ediyor:
“Rusya, yürüttüğü propaganda ve verdiği ültimatomlarla bu seçimleri Ermenistan’ın Avrupa entegrasyonu üzerine bir referanduma dönüştürdü. ... Kremlin, Moldova ve Macaristan’daki fiyaskolardan sonra başka bir yenilgiyi kaldıramaz. Rusya’nın, Nikol Paşinyan’ın başbakanlık görevinde kalmaması ya da en azından belirgin bir çoğunlukla yetki elde etmemesi için muazzam çabalar sarf ettiği herkes tarafından açıkça görülüyor. Dolayısıyla, Avrupa yanlısı bir rota izlemesi durumunda Ermenistan’ın ekonomik ve kültürel çöküş yaşatacağına dair karanlık öngörüler giderek daha sık dile getirilmekle kalmıyor, devletin bekası da tartışmaya açılıyor.”
Brüksel Moskova'dan daha cazip
Siyaset bilimci Laurențiu Pleșca, laziar.com blogunda Putin’in Ermenistan’a karşı kullandığı üslubu manidar buluyor:
“Bu, kendi projesinin cazibesinden emin olan bir liderin dili değil. Aksine, artık ikna edemeyeceğini bilen ve elinde korkutmaktan başka bir araç kalmayan bir insanın üslubu. Avrasya Ekonomik Birliği gerçekten cazip olsaydı, Ermenistan yüzünü Brüksel’e dönmezdi. Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü gerçek anlamda bir ittifak olsaydı, Erivan büyük ihtimalle üyeliğini askıya almazdı. Moskova ile ortaklık bölgeye refah getirmiş olsaydı, bugünkü tartışma muhtemelen bambaşka olurdu.”
Rus emperyal ideolojisinin turnusol testi
Õhtuleht, Rusya’da Ermenistan’daki seçimlerin neden bu kadar önem arz ettiğini şöyle açıklıyor:
“Muhtemelen en güçlü kışkırtıcı unsur, Paşinyan’ın Moskova’ya boyun eğmeyi açık biçimde reddetmesi, Putin’e yönelik kişisel göndermeleri ve Rusya’nın boğucu ayı pençesinin dışında ittifaklar arayışıdır. … Moskova’nın, daha geniş anlamda ‘Rus Dünyası’ (Russki Mir) fikrinde de yer bulan emperyal mantığına göre, Rusya'nın parçalarının ve çevre bölgelerin kendi kaderini tayin etme hakkı yoktur. Bunların tamamı Moskova’nın mülküdür - ve ortak mafya kasasını terk eden herkes ya içeriden ihanet ediyordur ya da dışarıdan gaspa kurban gidiyordur.”
Eldeki avantajların kaybedilmesi sancılı olacak
Diena’ya göre olası bir rota değişikliği Ermenistan ekonomisini ağır sarsabilir:
“Avrasya Ekonomik Birliği üyeliği sayesinde Erivan, Rusya’dan piyasa fiyatının altında doğalgaz, petrol ürünleri, işlenmemiş elmas ve daha birçok hammadde alıyor. Aynı zamanda, tahminlere göre yarım milyona varan Ermenistan yurttaşı Rusya’da yaşıyor ve çalışıyor. Gönderdikleri paralar Ermenistan GSYH’sinin en az yüzde 10’una tekabül ediyor. AB yönünde bir rota değişikliğiyle Ermenistan bu ve başka pek çok ekonomik avantajını otomatikman kaybedecek. Dahası, bazı sevkıyatları ikame etmek en azından şimdilik piyasa fiyatlarıyla bile mümkün olmayacak. Kötümser tahminler, böyle bir durumda Ermenistan GSYH’sinin yüzde 30 ila 40 oranında düşebileceğini öngörüyor.”
Baku'nun ödül ve ceza taktiği
Ermenistan’ın batı ve doğudaki komşularıyla sınırları hâlâ kapalı, ancak seçimlerin ardından bu sınırlar açılabilir. T24'ün yorumu, bunun bölgede siyasi bir mesele olduğunu gösteriyor:
“Büyükelçi, Ermenistan'ın seçim ertesinde anayasayı değiştirmesini takiben Azerbaycan-Ermenistan barış anlaşmasının imzalanacağını belirtip, 'ondan sonra Ermenistan-Türkiye ve Ermenistan-Azerbaycan sınırları açılacak' dedi. Bu açıklama tepki çekti, çünkü Büyükelçi kara sınırının ne zaman açılacağını bir nevi Türkiye'ye dikte etmiş oldu. ... Türkiye ile kara sınırı açılırsa, Ermenistan'ın Azerbaycan'a bağımlılığı azalacağı için bu ödül-ceza taktiği boşa düşecek. Bu nedenle kara sınırının açılmaması için Ankara'yı baskı altında tuttuğu göz ardı edilmemesi gereken bir iddia gibi duruyor.”
Trump'ın bu kez Moskova'ya karşı olmasının nedenleri
La Stampa, Trump’ın Paşinyan’a arka çıkmasının sebeplerini irdeliyor:
“Trump bugüne değin, Doğu Avrupa’daki seçimlerde neredeyse her zaman Moskova’ya en sadık egemenlikçilerden yana saf tutmuştu: Viktor Orbán ile Macaristan’da, sağcı Călin Georgescu ve George Simion ile Romanya’da, Kremlin’e sadık güçlerin ‘Make Moldova Great Again’ sloganını ithal ettiği Moldova’da. Paşinyan meselesinde ise durum farklı. … Trump ilk kez, yıllar süren Rus bağımlılığının ardından Ermenistan’ı AB’ye sokmaya çalışan Başbakan’a arka çıkıyor. Ancak durduk yere AB’nin genişlemesinin savunucusu olmuş da değil; sadece bu vakada çıkarları Rus nüfuzunun azalmasıyla örtüşüyor. Trump barış, refah ve ABD’li enerji şirketlerinin Orta Asya’ya erişimi lafları ediyor.”
Son durak bir Türk vilayeti olmak
Resmi haber ajansı Ria Novosti, Rusya’dan yüz çevirmesi halinde Ermenistan’ın çökeceği öngörüsünde bulunuyor:
“Batı’nın Ermenistan’a yönelik ilgisi (Rusya’yla yürütülen oyunda yalnızca bir araç olarak görülse de) gelip geçici, Rusya ise kalıcı. Sadece bir komşu olarak değil, aynı zamanda kader ortağı ve Ermeni devletinin bekası için tek şans olarak. ... AB Ermenistan’ı kabul eder mi? Bu kötü bir şaka, çünkü asla gerçekleşmeyecek. ABD ülkeyi Azerbaycan ya da Türkiye’ye karşı koruyacak mı? Bu daha da gülünç. Ermenistan Rusya’dan yüz çevirirse yalnızca bir pazar ve ekonomik ortak kaybetmez, kendi geleceğini de kaybeder. Bunun yerine, yeni bir Türk imparatorluğunun vilayetine dönüşme riskiyle karşı karşıya kalır.”