Almanya-Fransa ortaklığıyla yürütülen FCAS projesi sona erdi
Savaş uçağı projesi FCAS başarısızlıkla sonuçlandı. Alman ve Fransız hükümetlerinin pazartesi günü yaptığı açıklamaya göre, ortak savaş uçağı geliştirme süreci durduruldu. Söz konusu uçak, Avrupa savunma işbirliğinin temel projelerinden biri olan Geleceğin Muhabere Hava Sistemi'nin merkezini teşkil edecekti. Ancak projede yer alan Airbus ve Dassault şirketleri, liderlik rolünün kimde olacağı konusunda uzlaşmaya varamadı.
Avrupa savunma politikası açısından gerileme
Salzburger Nachrichten şöyle yazıyor:
“100 milyar avro değer biçilen prestijli projenin sona ermesi, yalnızca pek çok Avrupa ülkesinin güçlü ulusal savunma sanayilerine dayanmaya devam ettiğinin bir göstergesi değil. FCAS örneğinde başarısızlığın nedeni siyasi irade eksikliğinden ziyade, projeye dahil olan Dassault ve Airbus şirketleri arasındaki güç mücadelesi. Projenin iptali, aynı zamanda Avrupa’nın savunma politikasında ABD’ye bağımlılığı azaltma yönündeki çabaları açısından da kuşkusuz bir gerileme anlamına geliyor. ”
Ulusal çıkarlar öncelikli
La Vanguardia, Avrupa belli ki beceremiyor, diyor:
“İptal edilen proje, merkezinde insanlı bir uçağın yer aldığı, bunu insansız hava araçları, uzaktan kumandalı taşıyıcı sistemler ve hava, deniz, kara ve uzay platformları arasında güvenli iletişimi koordine etmeye yönelik Combat Cloud askeri bulut ağının tamamladığı ağ bağlantılı bir savaş sistemi öngörüyordu. … FCAS (Geleceğin Muharebe Hava Sistemi), kıta çapındaki işbirliğinin sınırlarını ve uyuşmazlıklarını örnek teşkil edecek biçimde gösteriyor. … Ulusal çıkarlar, Avrupa için kapsamlı bir stratejik vizyonun önünde hâlâ önceliğini koruyor. Bu uzlaşamama durumu, Avrupa’nın motoru olan Alman-Fransız ekseni açısından siyasi bir yenilgi ve Avrupa’nın savunma egemenliği hedefleri için sert bir gerçeklik sınavı anlamına geliyor.”
Kimse taviz vermek istemiyor
Proje en başından başarısızlığa mahkûmdu, diyor Les Echos:
“FCAS’nin çuvallamasına yas tutmak manasız - çünkü daha en başından beri işin içinde bir terslik vardı. Tarafların hiçbiri taviz vermeye yanaşmadı. Ne sistemlerini hâlâ tek başlarına geliştirebileceklerine inanan Fransız uçak üreticileri, ne hükümetlerinin yeniden silahlanma uğruna sarf ettiği muazzam bütçe çabalarını başkalarıyla paylaşmak istemeyen Alman sanayi holdingleri, ne de parasını proje başına üç veya dört ülkenin işbirliğine bağlamaya artık cesaret edemeyen Avrupa. ... Ama yine de Avrupa savunma sanayiini destekleme fırsatı hiç bugünkü kadar elverişli olmamıştı.”
Başka türlüsü sorumsuzluk olurdu
Der Spiegel suçu Fransız tarafına yüklüyor:
“Merz, selefinin döneminde zaten bilinen sorunları çözmek için her yolu denedi. Federal Hükümet, Paris’le siyasi diyalog arayışına girdi, arabuluculuk sürecini destekledi ve Şansölye, Trappier’yle telefonda görüştü. Fransız savunma sanayii yöneticisi ise taviz vermedi: Savaş uçağının üretiminde tek başına liderlik ve projedeki fikri mülkiyet haklarının kullanımı üzerinde egemenlik istedi. Merz bu isteklere boyun eğseydi, Airbus sıradan bir tedarikçi konumuna indirgenmiş olacaktı. Almanya, savaş uçağı inşa etme konusundaki teknolojik becerilerini külliyen yitirecekti. Bu da hem sanayi hem de silahlanma politikası açısından sorumsuzca olurdu.”
Almanya git gide tek başına hareket ediyor
France Inter köşe yazarı Pierre Haski, Fransa’da Almanya’nın Avrupa projelerinden uzaklaşmasına ilişkin endişelerin arttığına dikkat çekiyor:
“Paris’te savunma alanındaki çeşitli endüstriyel konularda Almanya’nın tek başına hareket etme eğilimi gözlemleniyor. … Almanya’nın Avrupalı alternatiflere rağmen tek başına ele aldığı projeler arasında bir iletişim uyduları konstelasyonu ile roket fırlatma programı yer alıyor. Burada mesele askeri güçten ziyade endüstriyel kapasite. … Askeri gücünü ve savunma sanayisini AB içindeki en önemli kozu haline getirmiş olan Fransa, şimdi Alman ortağının kendisine meydan okuduğunu görüyor. FCAS tam da burada güçlü bir sembolik önem kazanıyor.”
Program kısmen de olsa sürüyor
Neue Zürcher Zeitung vaziyeti pek de dramatik bulmuyor:
“Aslında FCAS’nin insanlı temel unsurunun son bulması, programın tamamen durduğu anlamına gelmiyor; çünkü ortaklar insansız hava araçları ve Combat-Cloud gibi parçaları geliştirmeye devam etmek ve hatta bunu FCAS adı altında sürdürmek istiyor. Yine de bu Avrupa savunma sanayii için ağır bir darbe. Avrupa henüz ulaşılabilecek mesafede bağımsız bir alternatif oluşturmaksızın, Amerikan hava muharebe sistemlerine olan bağımlılığını azaltma baskısı altında.”