Ortak Avrupa İltica Sistemi yürürlüğe girdi

Ortak Avrupa İltica Sistemi, on yıl süren müzakerelerin ve hazırlıkların ardından, bu cuma yürürlüğe girdi. Sistem, verileri bir merkezde toplamayı, yükü AB ülkeleri arasında daha adil biçimde dağıtmayı ve ayrıca -örneğin AB dış sınırlarında hızlı iltica işlemleri için merkezler kurarak- genel olarak göçü sınırlamayı amaçlıyor. Medyada ise şüpheci yaklaşımlar ağır basıyor.

Tüm alıntıları göster/kapat
Frankfurter Allgemeine Zeitung (DE) /

En büyük etkisi caydırıcılık olabilir

Frankfurter Allgemeine Zeitung, şu yorumu yapıyor:

“Avrupa’daki radikal güçlerin hayal ettiği gibi, bu reform ... sığınma hakkı yoluyla göçün tamamen durdurulmasına yol açmayacak; bugünkü AB’de böyle bir şeyin gerçekleşmesi zaten çok zor olurdu. Yeni sistem eskisinden daha kısıtlayıcı, fakat bu bir siyasi uzlaşmanın sonucu olarak ortaya çıktı. En büyük etkisi ise caydırıcılığı olabilir. Avrupa'da istenen hedef ülkeye ulaşma imkanı azalır ve sınır dışı edilme ihtimali artarsa, pek çok kişi bu tehlikeli ve pahalı yolculuğa hiç çıkmayabilir.”

NRC (NL) /

İnsan hakları önemini gittikçe yitiriyor

NRC, anlaşmanın göçmenlerin temel haklarını daha da aşındırmasından korkuyor:

“AB ülkeleri, hukukun üstünlüğü ve demokrasi konularında sicili kötü ülkelerle anlaşmalar yapmak istiyor. ... Avrupalı karar alıcılar tarafından bu kadar övülen 'Menşe bölgede kabul' uygulaması, pratikte çoğu zaman insan hakları ihlallerinin başlangıç noktası oluyor. Avrupa'daki göç tartışmalarını uzun yıllardır takip edenler, AB'nin temeli olan evrensel insan haklarının, kararlılık gösterme isteğine giderek daha fazla boyun eğdiği izleniminden kurtulamıyor.”

Mandiner (HU) /

Brüksel'in karar alma yetkisi çok fazla

Fidesz'e yakın Mandiner gazetesi, Macaristan'ın egemenliğinden endişeli:

“AB Komisyonu bu anlaşmaya muazzam bir yetki tanımlıyor. ... Komisyon, üye ülkeler arasında yeniden yerleştirilecek göçmen sayısını belirleyebilir ve uygun gördüğü takdirde bu sayıyı artırabilir. Bir üye devletin göç baskısı altında olup olmadığını ve dolayısıyla yeniden yerleştirme kotasından muaf tutulmaya hak kazanıp kazanmadığını belirleyebilir. Hangi ülkelerin güvenli üçüncü ülkeler olarak kabul edileceği de merkezi olarak kararlaştırılır ... Bu üç temel konuda kararları Macaristan dışında, Macaristan'a karşı her zaman iyi niyetli davranmadığı kanıtlanmış aktörler alıyor.”