Küçük kargolara gümrük vergisi: Avrupa ekonomisine faydası olur mu?
AB üyesi olmayan ülkelerden gelen ve değeri 150 avronun altındaki kargolardan bugünden itibaren gümrük vergisi alınacak. Sipariş edilen ürün kategorisi başına üç avroluk genel ücret söz konusu olacak. Şimdiye kadar 150 avroya kadarki alışverişlere muafiyet uygulanıyordu. Gümrük vergileri bilhassa Temu ve Shein gibi ucuz ürünler satan çevrimiçi perakendecileri etkileyebilir. Yorumcular, Avrupa ekonomisini bu yolla güçlendirmenin mümkün olup olmadığını tartışıyor.
Düşük kalite ürünlere vergi uygulamak yetmez
Ilta-Sanomat, Avrupa’nın araştırma ve ürün geliştirme alanlarında daha fazlasını yapmasını istiyor:
“Mesele yalnızca düşük kaliteli ürünler değil. ... Pek çok alanda Çin teknolojisi Avrupa’yı yakalamış ve hatta geçmiş durumda. ... Avrupa, Çin’i devlet sübvansiyonları, kapalı pazarlar ve haksız rekabetle suçluyor. AB’nin pazarın açılmasına yönelik talepleri haklı, ancak sorunun özünü ortadan kaldırmıyor. Avrupa, Çin ve diğer gelişmekte olan ekonomilerle rekabet etmek istiyorsa, yalnızca gümrük vergileri yeterli olmaz. Avrupa’nın araştırma, ürün geliştirme ve üretim sorunları kendi kendine yarattığı engellere dönüşmemeli. ... Temu’ya yönelik gümrük vergileri anlamlı bir acil önlem olabilir, ancak tek başına Avrupa’yı daha güçlü kılmaz.”
Para da suçluluk duygusu da kayboldu
La Stampa köşe yazarı Assia Neumann Dayan, ilave ücreti pek de anlamlı bulmuyor:
“Üç avro insanları mahalledeki mağazalarda üçte biri fiyatına satılan Çin menşeli tişörtleri almaktan alıkoyabilir mi? ... Sanmıyorum, çünkü insanların parası bitti. Para resmen kayboldu ve hal böyleyken insanlar artık çocuk işçiliğini, küresel çevre kirliliğini ya da küçük esnafı düşünmez, gider üç avroya tişörtünü alır ve ay sonunu da böyle getirir. Para bitince, kurumların çoğunlukla yurttaşlara suçluluk duygusu aşılama niyetli o büyük programatik açıklamalarına daha da az kulak asılır. Bence parayla birlikte artık suçluluk duygusu da ortadan kayboldu.”
Endüstride fosilleşme yolunda bir adım daha
FAZ’ın Çin muhabiri Gustav Theile, AB’ye ekonomi savaşından kaçınmasını tavsiye ediyor:
“Daha katı koruyucu enstrümanlar giderek yüksek sesle talep ediliyor. ... Bu çağrıyı yapanların ilk hatası, tırmanış durumunda neler olabileceğini tüm yönleriyle hesaplamamaları. ... Zira Avrupa önemli bir satış pazarı olsa da Çin Gümrük Dairesi’ne göre bu yılın ocak ayından mayıs ayına kadar tüm ihracatın sadece yüzde 15 civarını oluşturdu. ... Yani Brüksel’in elindeki koz sandığından küçük. ... İkinci hata ise, bu ticaret politikasıyla aslında nereye varılmak istendiği konusunda bir fikir birliğinin olmaması. ... İç pazar Çin rekabetine karşı dışa kapatılırsa, endüstride fosilleşmenin daha da artmasına zemin hazırlanmış olur. Ekonomi alanında yapılmış araştırmalar buna işaret ediyor.”
Yalnızca geçici bir süre için mantıklı
Delo şu değerlendirmede bulunuyor:
“Gümrük vergilerinin temel amacı yerli ekonomiyi korumak. Ancak özellikle kargo gönderilerine uygulanan gümrük vergilerinde, bunun bedelini nihayetinde yerli tüketicilerin ödediği açıkça görülüyor. AB, Çin’de üretilen ayakkabı, giysi, tablet veya otomobillere gümrük vergisi uygulayarak, Avrupalı tüketicileri yerli ürünleri satın almaya yönlendirmeye çalışıyor. ... Bu sayede genelde istihdam, ücretler ve iç talep de güvence altına alınmış oluyor. AB aynı zamanda -en azından bugüne kadar- bu tür koruma önlemlerinin ancak geçici olmaları ve yerli şirketlere uyum sağlayarak rekabet güçlerini artırma imkânı tanımaları hâlinde anlam taşıdığının da pekâlâ bilincinde.”