Burnham'ın Büyük Britanya Başbakanı olarak neyi başarması gerek?

Büyük Britanya’da bu pazartesi günü Andy Burnham başbakanlığa atanacak. Kısa süre önce İşçi Partisi liderliğine seçilen eski Manchester Belediye Başkanı, ülkenin son on yıldaki yedinci başkanı olacak. Burnham, aylar süren baskıların ardından haziran ayında istifa eden Keir Starmer’ın yerini alacak. Basın, yeni Başbakan’ın önündeki seçenekleri değerlendiriyor.

Tüm alıntıları göster/kapat
La Stampa (IT) /

Üç büyük görev

La Stampa köşe yazarı Bill Emmott, Burnham’ı ne gibi zorlukların beklediğini açıklıyor:

“Andy Burnham, başbakanlığı bugün Buckingham Sarayı’nda Kral Charles tarafından onaylandığında üç şeyi zaten biliyor olacak. ... Sönük selefi Sir Keir Starmer’ı geride bırakmak için ustaca iletişim kurması ve henüz hazırlamamış olsa da hükümete dair net bir planı olduğu izlenimini yaratması gerektiğini bilecek. Büyük Britanya siyasetinde artık zehirli bir hal aldığından, Donald Trump’a kur yapmayı bırakması gerektiğini bilecek. Son olarak da anketler kamuoyunun artık açıkça çok daha Avrupa yanlısı olduğunu gösterse de baş rakibi Nigel Farage’ın, Burnham’ın Büyük Britanya’yı Avrupa’ya yakınlaştırmaya yönelik en ufak girişimine dahi anında karşı çıkmaya hazır durduğunu bilecek.”

The Times (GB) /

Tatlı sözler yetmez

The Times temkinli bir iyimserlik içindeyse de disiplinli olmak gerektiği uyarısında bulunuyor:

“Burnham, büyük ölçüde etkisiz olan selefinden daha iyisini yapmalı. Bu bağlamda da İşçi Partisi’nin iyimser olmak için nedenleri var. Burnham deneyimli ve profesyonel bir siyasetçi, üstün de bir hatip. İşçi Partisi lideri gerçekleştirdiği ilk konuşmasında partidaşlarını Keir Starmer döneminde eksikliğini hissettikleri sevgi, ilgi ve samimiyete boğdu. Ancak Burnham, İşçi Partisi’ni şımartmak yerine ona liderlik etmeli. Bu da her işin başı olan kamu harcamaları konusunda zor kararlar almak anlamına geliyor. Burnham katı bir parti disiplini destekçisi olarak bilinmese de bu disiplini uygulamak zorunda - yoksa başarısız olur.”

The Irish Times (IE) /

Bütçe konusunda eli kolu bağlı

The Irish Times, Burnham’ın çözülmesi hayli zor sorunları barındıran bir görevi devraldığını yazıyor:

“Keir Starmer’ı deviren zorluklar hâlâ varlığını sürdürüyor; bunların başında savunma, konut inşası, sosyal yardımlar, yaşlı bakımı ve gençlerin eğitimi gibi acil ihtiyaçları karşılamaya yetmeyen devlet bütçesi geliyor. Sıkı bütçe kurallarına uyma yükümlülüğü Burnham’ın elini kolunu bağlayacak. Siyasi içgüdüleri daha çok sola yatkınsa da başbakan olabilmek için milletvekillerine ne vaat etmiş olursa olsun -tıpkı Starmer gibi- merkez siyaseti izleyeceğini şimdiden kanıtlamaya çalışıyor.”

The Daily Telegraph (GB) /

Bölgenin cazibesini artırmalı

Burnham’ın servet vergisi getirme planı ters teper, diyor The Daily Telegraph:

“Şurası kesin: Servet vergisi işe yaramaz. ... [Maliye Bakanı] Rachel Reeves’in ekonomi politikasına indirdiği yıkım güllesi, şimdiden eşi görülmemiş sayıda varlıklı girişimci ve yatırımcıyı yurt dışına kaçırdı. İstihdam, vergi gelirleri ve ülkenin girişimcilik dinamiğinin büyük bir bölümü onun yüzünden yitip gitti. Burnham, bu insanlardan bir kez daha ellerini ceplerine atmalarını istemek yerine Büyük Britanya’yı yatırımlar ve yeni kurulacak şirketler için daha cazip bir bölgeye dönüştürmeli. Ancak o, partisinin çuvallamış fikirlerinin bu kez başarıya ulaşacağı yönündeki tuhaf umutla ülkeyi savaş sonrası en karanlık dönemine geri döndürmeye kararlı görünüyor.”

Trud (BG) /

Dış politikada büyük ölçüde Starmer’ın izinden gidecek

Trud, uluslararası politikada Andy Burnham’dan fazla bir yenilik beklemiyor:

“Özellikle Rusya’ya karşı savaşta Ukrayna’ya verilen destek, NATO’daki aktif tutum ve AB ile pragmatik ilişkiler konularında genel anlamda Keir Starmer’ın çizgisini sürdürmesi muhtemel. Londra’daki gözlemciler, adadaki Amerikan askeri üsleri konusunda Burnham ile Donald Trump arasında yakın zamanda bir anlaşmazlık çıkmasını da öngörüyor. Çünkü ‘Kuzeyin Kralı’nın, bunlara yalnızca savunma tedbirleri için izin vermeye ve örneğin İran gibi başka bir ülkeye yönelik saldırı amaçlı kullanılmasına asla müsaade etmemeye kesin kararlı olduğu söyleniyor. Washington ise mevzuya en azından şimdilik tamamen başka bakıyor.”