İspanya Ulaştırma Bakanı istifa etti: Peki bu yeterli mi?

İspanya’da bu yıl yaşanan ikinci feci tren kazasının ardından Ulaştırma Bakanı Óscar Puente istifa etti. Puente, bunun bir siyasi onur, tutarlılık ve siyasi empati meselesi olduğunu açıkladı. Yüksek hızlı trenlerin çarpıştığı kazalarda geçen hafta İspanya’nın Urda beldesinde 69, ocak ayında ise Endülüs’te 46 kişi hayatını kaybetmişti.

Tüm alıntıları göster/kapat
eldiario.es (ES) /

İstifa otomatikman güven getirmez

Siyaset bilimci Anna López, eldiario.es’te daha fazlasının gerekli olduğunu savunuyor:

“Seçimlere dört haftadan az süre kalmışken seçmen demiryolu teknolojisine ilişkin ayrıntılara değil, hükümetin -ve nihayetinde devletin- yönetim becerisine göre hüküm verecek. [İktidardaki] PSOE artık yalnızca sosyal ilerlemelere ya da iyi ekonomik verilere işaret etmekle yetinemez. Çok daha temel bir şeyi güvenceye alabildiğini kanıtlamak zorunda: güvenlik. Puente görevinden ayrılarak siyasi sorumluluğu üstlendi, ancak güven salt bir istifayla geri kazanılamaz. Bu ancak hakikat, açıklamalar ve denetlenebilir değişikliklerle mümkün olur. Çünkü inandırıcılık bir kez sarsıldı mı, onu yeniden tesis etmeye mükemmel argümanlar yetmez.”

El Mundo (ES) /

Bu kriz demiryolu sektörünü aşıyor

El Mundo, Başbakan Sánchez’i de sorumlu tutuyor:

“Yüksek hızlı tren ulaşımındaki kaos, bizzat Puente’nin kabul ettiği gibi gerçekten bu denli vahim boyutlardaysa, Başbakan şahsen sorumluluk taşıyor ve artık çok daha fazla ateş hattında yer alıyor demektir. Sánchez yönetim kurullarına kendi adamlarının yerleştirilmesine önayak oldu ve bütçe olmamasına rağmen yasama dönemini uzattı. Devletin etkin işleyişini iktidarını koruma hedefinin gerisine itti. Hükümet şimdi demiryolu sektörünü çok aşan bir krizi öylece kapatmaya çalışamaz - mesele, kamu hizmetlerinin işlerliğine duyulan güvensizlik.”

El País (ES) /

Demiryolu meselesini artık ciddiye almalı

Yazar Sergio del Molino, El País’te aksaklıklara ilişkin kapsamlı bir tartışma yürütülmediğine dikkat çekiyor:

“Milletvekillerinin kayıtsızlığı, İspanyolların kayıtsızlığını bire bir yansıtıyordu. ... Yıllardır demiryolu sisteminin çöküşünün sıkıntısını çekiyor, gecikmelere ve arızalara stoacı sükûnetin de ötesinde bir sabırla katlanıyoruz. ... Bugünlerde bile salt parti siyasetine özgü didişmeler bir yana bırakılırsa, İspanyol toplumu aksaklıklara öfke göstermekten ziyade kurbanlara yönelik üzüntü, acı ve duygudaşlık sergiledi. Yılgınlık çok derine işlemiş durumda. İstifa İspanyol geleneğinde ne kadar alışılmadık olsa da, bakanlıkta görevi devralacak isimler demiryolu meselesini ciddiye almadığı sürece hiçbir işe yaramayacak.”