Macaristan’da seçim kampanyası: Budapeşte’de söylem sertleşiyor

Macaristan’da 12 Nisan’daki parlamento seçimleri öncesinde seçim kampanyası giderek hararetleniyor: Muhalefet lideri Péter Magyar, Başbakan Viktor Orbán’ı yalnızca “kışkırtma” ve “tehdit” dilinden anlamakla suçlarken, Orbán da Magyar’ın muhafazakâr partisi Tisza’yı “dış güçlerin ürünü” şeklinde nitelendirdi. Ancak “sizin başarınız bizim başarımızdır” sözleriyle ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun açık desteğini alan Başbakan olmuştu.

Tüm alıntıları göster/kapat
Kronen Zeitung (AT) /

Tam bir popülist dizginsizlik

Kronen Zeitung, Orbán’ın seçim kampanyası karşısında ürpermiş gözüküyor:

“Gerçek bir popülist dizginsizliğin neye benzediğini görmek isteyenler Macaristan’a baksın. ... Orbán iftira, itham, komplo efsaneleri ve milliyetçi önyargılarla sağa sola saldırarak tüm tuşlara basıyor. Macaristan’ı şer güçlerince kuşatılmış olarak tasvir ediyor ve veryansın ediyor: Düşman Moskova’da değil Brüksel’deymiş. Ya da: Rakibi Péter Magyar’ın Tisza Partisi, AB’yi avucunun içinde tutan Alman troykasının icadıymış. ... Orbán klasik popülist şablonun izinden gidiyor: Kendini Mesih olarak sunmak için korku histerisi yay, rakibini topyekûn yok et.”

Népszava (HU) /

Tisza bir şansı hak ediyor

Sosyal demokrat siyasetçi Béla Fábry (MSZP), Népszava’da Tisza Partisi’nin değişimin garantisi değilse de şu anda bu yolda tek umut olduğunu belirtiyor:

“Değişime güvenmeliyiz. Değişimin ülkeye işlevsellik katacağına dair anlatıya bir şans tanımalıyız. Bu özellikle siyaseten solda yer alan insanlar için hassas bir soru. Etrafında çok sayıda eski Fideszçinin de bulunduğu, Fidesz’in eski imtiyazlı parti askeri değişim getirebilecek mi? Bunun garantisi ne? Hiçbir garantisi yok. Bir tek umut var. Kabul etmeliyiz ki, demokratik muhalefetin Orbán sistemini yenmek için şimdiye değin yaptığı tüm girişimler başarısız olmuştu.”

Interia (PL) /

Henüz hiçbir şey belli değil

Siyaset bilimci Jarosław Kuisz, Interia’da evdeki hesabın çarşıya uymayabileceği uyarısında bulunuyor:

“Giderek daha fazla Macar, Orbán’ın akraba ve tanıdıklarının devlet gücünü ellerine geçirmiş olmasından rahatsızlık duyuyor. ... Kremlin’e yönelik dostane sözler de herkesin hoşuna gitmiyor. Demokratik değişim için nedenler listesi daha da uzatılabilir. Ancak asıl mesele, Orbán’ı iktidardan indirmenin mümkün olup olmayacağı. Macaristan’daki son seçimlerden önce, daha vurulmadan Macar ayısının postunun nasıl paylaşıldığını gayet iyi hatırlıyorum. Pratikte ise bu yalnızca bir hüsnükuruntuydu. 2026 için de henüz hiçbir şey belli değil.”

Diena (LV) /

Orbán'ın yenilmesi Trump'ı da vurur

Diena’ya göre, Macaristan’daki hararetli iktidar kavgasının sonuçları ABD’de bile hissedilebilir:

“Her iki cephe de ellerindeki bütün kaynakları ve destekçileri seferber ederek birbirlerini suçlamaktan kaçınmıyor. Mevzubahis, Macaristan’da iktidarın korunmasından ya da el değiştirmesinden ve ülkenin mevcut rotasından çok daha fazlası. Seçim sonucuna büyük bir sembolik, hatta bir bakıma küresel de anlam atfediliyor. Orbán, ABD Başkanı Donald Trump’ın Avrupa’da izlediği rotanın en önemli destekçisi ve teşvikçisi, aynı zamanda da bizzat Trump’ın yakın dostu olarak görülüyor. Dolayısıyla yenilmesi halinde, özellikle de ABD’deki ara seçimlere kısa süre kalmışken Trump şimdiden bir darbe almış sayılabilir.”

Handelsblatt (DE) /

Huxit'in tam zamanı

Handelsblatt, Macaristan’dan bıkmış durumda:

“Brüksel’in, ‘Rusya’yı değil de Avrupa Birliği’ni tehdit gören’ üyeleri sırtında taşımayı sürdürme imkânı artık kalmadı. Orbán da seçim kampanyasında tabloyu böyle ifade etti. Avrupa yalnızca bir hukuk topluluğu değil, her şeyden önce bir değerler topluluğudur - Macaristan ise yıllardır düzenli aralıklarla her ikisine karşı da suç işliyor. AB’den zorla çıkarılmaya ilişkin tanımlanmış bir prosedür yok. Ancak Budapeşte’ye bardağın taştığına ve Macaristan’ın ya köklü bir politika değişikliğine gitmesi ya da bir ‘Huxit’ (Macaristan’ın AB’den ayrılması) sürecini kendisinin başlatması gerektiğine dair yanlış anlaşılmaya mahal vermeyecek bir sinyal göndermekte geç bile kalındı.”

hvg (HU) /

Muhalefetin hiç değilse güncel bir programı var

Hvg, Tisza’nın seçim programını teknokratik bulsa da en azından ortada bir program olduğunu belirtiyor:

“Tisza’nın seçim programı, hukuk devletinin yeniden tesisinden ekonominin canlandırılmasına ve Rusya’ya enerji bağımlılığının sona erdirilmesine kadar neredeyse her şeyi vadediyor. … Sol liberal gönülleri kazanmak için mükemmel gözüken program, ülkenin inşası için de uygun olabilir. Ancak asıl mesele, bunun seçimleri kazanmaya yetip yetmeyeceği. Tisza’nın programının dürüst, hatta neredeyse teknokratik olması bir sorun teşkil edebilir. … Öte yandan iktidar partisi, Fidesz en son 2010’da yazılı ve denetlenebilir bir programa sahip olmuşken, aralarındaki bu -Tisza’nın eline iyi bir siyasal iletişim malzemesi veren- farkı gizlemekte zorlanıyor.”

Magyar Hang (HU) /

Nefrete karşı kayıtsız kalınıyor

Magyar Hang endişeli:

“Macaristan’da bugün kamusal yaşamın en rahatsız edici hususlarından biri artık nefret kışkırtıcılığının kendisi değil, bunun çok az insan tarafından gerçek bir tehlike olarak algılandığı gerçeği. Afişlerde, haber bültenlerinde, [hükümetin gerçekleştirdiği] ulusal istişarelerde ve resmi açıklamalarında sürekli düşman imgeleri öne çıkıyor - ama bu pek çoklarınca yalnızca ‘siyasetin doğal parçası’ olarak yorumlanıyor. Sanki dışlama artık bir üslup, ton, iletişim hilesi olmamış gibi. … Macar toplumu ne aptal ne de kötü. … Sorun, öğrenilmiş kayıtsızlık. Bu kayıtsızlık da doğuştan gelmiyor, aksine deneyimlerle bezenerek bir savunma mekanizmasına dönüşüyor.”

Gazeta Wyborcza (PL) /

Alelade bir başarı yetmez

Gazeta Wyborcza, Orbán’ı iktidardan etmek için basit bir seçim zaferinin yeterli olmayacağı değerlendirmesinde bulunuyor:

“Macaristan’daki seçim kampanyası eşitsiz şartlarda gerçekleşiyor, çünkü Fidesz (örgütsel ve mali) kaynakların çoğunu elinde bulunduruyor. İktidara gelmek için Tisza’nın net bir zafer kazanması gerekiyor. ... Seçim bölgesi sınırlarının Fidesz lehine değiştirilmesi dolayısıyla, Magyar’ın partisinin parlamentoda çoğunluğu ele geçirmek için yaklaşık on puanlık bir fark atması şart. Ancak bu dahi Orbán’ın devlet aparatını koruyan mekanizmaları sökmeye yetmeyebilir. En önemli yasalar, örneğin devlet varlıklarını Başbakan’a sadık kişilerin kontrolüne devredenler, parlamentoda üçte iki çoğunluk temeline dayanıyor.”

Der Standard (AT) /

AB ve Ukrayna'ya sert eleştiri, Rusya'ya tek söz yok

Der Standard köşe yazarı Paul Lendvai, Macaristan Başbakanı’nın dış politikada izlediği çifte standartları eleştiriyor:

“Macaristan’daki parlamento seçimlerine neredeyse iki ay kalmışken, güçlü muhalefet partisi Tisza’nın baskısı altında kalan Başbakan Viktor Orbán Ukrayna’ya karşı yeni bir nefret kampanyası başlattı. Kitle iletişim araçlarının tamamı seferber edilerek savaş korkusu körükleniyor, Ukrayna ve AB düşman gösteriliyor, Orbán hükümeti ise barış ve güvenliğin yegâne garantörü olarak sunuluyor. ... Savaş kışkırtıcısı oldukları iddiasıyla AB ve Ukrayna’ya karşı yürütülen nefret kampanyasının aksine, Rusya ve Çin’deki diktatörlükler tek bir kelimeyle dahi eleştirilmiyor.”

vasarnap.hu (HU) /

Belirsizlik herkes için iyi değildir

Hükümete yakın Vasárnap, Tisza seçmenleri öngörülebilirliği riske atıyor, diyor:

“Mevcut koşulları gerçekten de başka diğer her şeyi ve hatta tam bir belirsizliği dahi daha tercih edilir kılacak kadar felaket bulanlar, cesaretle Tisza’ya oy verebilir. Kaybedecek bir şeyi olmayanlar bu riski alabilir. Ancak hayatlarının kontrol edilebilir ve planlanabilir olduğuna inanan ve bir gelecek tasavvuru bulunanlar, bugüne kadarki her şeyi yıkıp her şeye sıfırdan başlamanın ülkeyi nereye sürükleyeceğini iyi düşünmelidir. ... Radikal bir sistem ve hükümet değişikliği, iyi şeylerin korunup kötülerin iyileştirildiği bir süreç değildir. ... Sonunda nasıl bir tablonun ortaya çıkacağı son derece belirsiz.”

Népszava (HU) /

Orbán sisteminin sonuna gelindi

Népszava, Macaristan Başbakanı’nın artık istikranın garantisi olmadığı kanısında:

“12 Nisan’da mücadele bitmeyecek, aksine yeni başlayacak. Son derece çarpık ve bin noktadan manipüle edilmiş Macar seçim sisteminin nihayetinde kimi galip çıkaracağının neredeyse hiçbir önemi yok, çünkü o kişi her halükârda tamamen yeni bir hakikatte var olacak. ... [Orbán’ın kurduğu] sistem sona erdi ve dağılmaya başladı. Orbán’ın emsalsiz ve şaşırtıcı üstünlüğünün temel önkoşulları -AB’den yağan paralar, dünya piyasasındaki konjonktür, Almanya’nın desteği, zayıf muhalefet- ortadan kalktı ya da buhar olup uçuyor. Orbán iktidarda kalsa bile kendi sisteminin istikrarı garanti değil.”

Index (HU) /

Fidesz iktidarında en azından neyle karşı karşıya olduğumuzu biliyoruz

Index, muhalefetin dış politika yaklaşımını yetersiz buluyor:

“Muhalefet partisinin verdiği en bariz mesaj, ülkenin Tisza Partisi liderliğinde Avrupa’dan yana olacağı yönünde. ... Ancak bugün Avrupa’yı nasıl bir geleceğin beklediği hiç net değil. ... Orbán hükümetinin dış politika stratejisi eleştirilebilir, ancak bunun var olmadığı, üzerinde çalışılmadığı ya da halka açıklanmadığı söylenemez. ... Eski düzenin artık işlemediği ve yenisinin daha oluşmadığı bir dünyada, ülkenin hiçbir stratejik vizyona ve plana sahip olmaması ya da dağılmakta olan eski düzenin kurallarına var gücüyle tutunması daha tehlikeli bir seçenek.”