AfD'nin zaferi: Avrupa çapında bir eğilimin parçası mı?
AfD’nin Saksonya-Anhalt’ta yüzde 44’e yaklaşan oy oranıyla kazandığı seçim zaferi, Almanya’daki siyasi dengeleri sarstı. Avrupa’nın diğer ülkelerinde de sağ ve aşırı sağ partiler son yıllarda seçimlerde önemli kazanımlar elde etti veya hükümetlerde sorumluluk üstlendi. Almanya’daki bu eyaletin seçim sonucu, Avrupa genelinde sağ siyasete ilişkin yürütülen tartışmaların odağında bulunuyor.
Fazlasıyla hoşnutsuz bir toplum
Dnevnik, Hıristiyan Demokratların Saksonya-Anhalt’ta aldığı kötü sonucun her şeyden önce federal düzeyde izledikleri politikalara yönelik bir güvensizlik beyanı olduğunu belirtiyor:
“İnsanlar, Almanya’daki emeklilik reformu yüzünden de şüpheyle yaklaştıkları Merz’i kendi yöntemleriyle cezalandırdılar. ... Pek çokları, emeklilikleri için halihazırda yeterince çalışıp çalışmadıklarını kendilerine soruyor. Ayrıca Doğu’da yaşayanlar, daha düşük gelirleri nedeniyle emekli maaşlarını Batı’dakilerin yaptıkları gibi ilave özel yaşlılık sigortasıyla aynı ölçüde iyileştiremiyor. ... Siyasi merkezin kaybedilmesi ve aşırı uçların güçlenmesi, fazlasıyla hoşnutsuz bir toplumun semptomları. Saksonya-Anhalt, Almanya’daki siyasi partilerin gelecekte nasıl bir şekle bürüneceğine dair önemli bir turnusol testi oldu.”
Ana sorun görmezden gelindi
Corriere del Ticino, göç meselesinin Avrupa genelinde hafife alındığı uyarısında bulunuyor:
“Pek çok ülkede milliyetçi-popülist partiler zemin kazanırken, diğer sağ partiler iktidar oluyor veya hükümetlerde yer alıyor. Bu yükselişin arkasında öfke, korku, kırgınlık, korunma arzusu ve geleneksel partilerin çok sıklıkla görmezden geldiği bir otorite arayışı var. Merkezde göç meselesi duruyor. Göç hakkındaki her endişe yabancı düşmanlığından kaynaklanıyor diye değil, hiçbir demokrasinin sınırları, ilticayı, entegrasyonu ve güvenliği yönetebilecek durumda olmadığı izlenimini uyandırmaması gerektiği için. Devlet, korunma hakkı olanlarla diğerlerini birbirinden ayırt etmez ve yerel makamları yalnız bırakırsa, meydan acımasız ve basit bir çözüm sunanlara kalır: her yeri kapatmak, herkesi sınır dışı etmek.”
Reformları abartan kaybeder
Der Standard, Almanya ile Avusturya'yı karşılaştırıyor:
“AfD’nin Saksonya-Anhalt’taki görkemli seçim zaferinden çıkarılan dersler Avusturya’daki partilerin de gündeminde. İki ülke arasında bazı paralellikler var. Almanya’da olduğu gibi Avusturya’da da sağ milliyetçi partiler revaçta. Viyana ve Berlin’deki koalisyon hükümetleri, şimdiye kadar berbat seyreden anket sonuçlarına karşı nafile didinip duruyor. Pazar günkü seçim sonucundan elde edilen bir çıkarım Avusturya açısından özellikle ilginç. O da şu: Siyasi varlığını korumak isteyenler, tartışmalı ve hassas reformlardan uzak durmalı.”