(© picture alliance / ASSOCIATED PRESS / Uncredited)

  İran Savaşı

  27 yorum

İran ile yürütülen barış müzakerelerinin şimdilik başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından ABD ordusu, Hürmüz Boğazı’nı ablukaya almaya başladı. Kendi açıklamalarına göre, ilk 24 saat içinde İran’dan gelen altı ticaret gemisi geri dönmeye zorlandı. ABD Başkanı Trump, kurulan deniz ablukasıyla öncelikle geçiş için ödenen ücretlerin Tahran’daki rejimin eline geçmesini önlemek istiyor. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

İsrail, Washington ile Tahran arasında kararlaştırılan ateşkesin, Lübnan’daki Hizbullah milislerine karşı yürütülen savaşı kapsamadığı duyurdu ve saldırılarını sürdürdü. Lübnan Sağlık Bakanlığı’na göre, çarşamba günü İsrail saldırılarında 180’den fazla kişi yaşamını yitirdi. Yorumcular, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun bu savaştaki rolünü irdeliyor.

ABD ile İran arasında İslamabad'da başlayacak doğrudan müzakerelerden bir gün önce, her iki taraf da birbirini ateşkese uymamakla suçluyor. İsrail Lübnan’daki saldırılarını yoğunlaştırırken, Tahran bunu anlaşmanın ihlali olarak görüyor. ABD'nin İran'dan talebi olan Hürmüz Boğazı'nın açılması konusu ise belirsizliğini korumayı sürdürüyor.

Tahran ve Washington son anda iki haftalık bir ateşkes anlaşmasına vardı. Donald Trump, ABD’nin ültimatomunun süresi dolmadan kısa bir süre öncesine kadar tehditlerinin dozunu iyice artırmış, İran Hürmüz Boğazı’nı açmazsa “bütün bir medeniyetin” öleceği uyarısında dahi bulunmuştu. Avrupa basınındaki ilk tepkiler rahatlamadan ziyade şoka işaret ediyor.

Dışişleri Bakanı Rubio’nun NATO’ya yönelik eleştirilerinin ardından, ABD Başkanı Trump vites yükselterek ABD’nin savunma ittifakından çekilmesi tehdidinde bulundu. Çarşamba günü verdiği bir mülakatta, İran savaşından sonra çekilmeyi ciddi şekilde değerlendirdiğini belirtti. Meselenin arka planında, çeşitli AB ülkelerinin İran’a yönelik saldırılarda yardım etmeyi reddetmesi yatıyor. Peki Avrupa bu tehdidi ne kadar ciddiye almalı?

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran savaşında Amerika Birleşik Devletleri’nin hava sahasını kullanmasını yasaklayan İspanya hükümetini eleştirdi. Verdiği bir mülakatta, NATO’nun “tek yönlü bir yol” olmaması gerektiğini söyleyerek ittifakın gözden geçirileceğini duyurdu. İtalya da kısa süre önce Amerikan savaş uçaklarının Sicilya’ya inmesine izin vermemişti. Avrupa basını, transatlantik ittifakın ciddi bir tehlike altında olduğu görüşünde.

ABD, İsrail ve İran arasındaki savaş ile Hürmüz Boğazı’nda devam eden abluka, enerji fiyatlarını hızla yükseltiyor. Pek çok AB ülkesinde benzin fiyatlarını sınırlamaya yönelik önlemler ya alınmış durumda ya da tartışılmakta. Avrupa basını ise durumu değerlendirirken adeta bir déjà-vu yaşıyor.

İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırısı başlayalı bir ay olmuşken, ufukta yumuşama görülmüyor. Pakistan hükümeti Washington ile Tahran arasında arabuluculuk yapmak istediğini duyursa da basında çıkan haberlere göre ABD kara birliklerini de devreye sokmaya hazırlanıyor. Öte yandan, Yemen’deki Husiler de savaşa dahil olduklarını ilan ederek İsrail’e füze fırlattılar.

İran Savaşı nedeniyle Körfez bölgesinden yapılan petrol ve doğalgaz ihracatında keskin düşüşler ve bunun sonucunda da küresel piyasalarda fiyat sıçramaları yaşanıyor. İran’ın Hürmüz Boğazı’nı “düşman olmayan ülkelerden” gelen kargo gemilerine yeniden açtığı iddia edilirken, Avrupa medyası tedarik krizinin yol açtığı sorunları ve muhtemel çözüm yollarını tartışıyor.

ABD, İran savaşında İsrail ile birlikte hareket ediyor. İsrail hava kuvvetleri son olarak Güvenlik Konseyi Başkanı Ali Laricani’nin öldürülmesini kendi başarıları olarak nitelendirdi. Kendisi de sürekli İran füzelerinin hedefi olan İsrail, bir yandan da Şii Hizbullah’ın İsrail’e ateş açtığı Lübnan’ın güneyine saldırıyor. Medya, İsrail’in her iki savaş alanında oynadığı rolü ve izlediği yolu değerlendiriyor.

İran Güvenlik Konseyi’nin nüfuz sahibi sekreteri Ali Laricani bir hava saldırısında hayatını kaybetti. Dini Lider’in akıbeti de belirsizliğini koruyor. Mücteba Hamaney, babası Ayetullah Ali Hamaney öldürüldüğünden beri hiç ortalıkta görünmedi. Medya, İsrail ve ABD sürdürdükleri saldırılarla lider kadrosunu ortadan kaldırırsa İran rejiminin ayakta kalıp kalamayacağını tartışıyor.

ABD Başkanı Donald Trump, NATO devletlerinin Hürmüz Boğazı’nın güvenliğini sağlama sürecine dahil olmasını istedi. Aksi takdirde ittifakı “çok kötü" bir gelecek beklediğini söyledi. Ancak Avrupa’dan buna pek destek gelmedi. AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas “bu bizim savaşımız değil” derken, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz de İran savaşının bir savunma ittifakı olan NATO’nun meselesi olmadığını vurguladı. Tartışmaya basın da katılıyor.

ABD Başkanı Trump, NATO’yu ve Asya ülkelerini Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin askeri güvenliğini sağlama sürecine katılmaya çağırdı. Çünkü İran’ın boğazdaki fiili ablukası, petrol ve doğalgaz fiyatlarının ciddi oranda yükselmesine neden oluyor. Patlak veren bu enerji krizine ABD’nin yaklaşımını mercek altına alan Avrupa basını, krizin küresel ekonomik ve toplumsal sonuçlarını değerlendiriyor.

AB, İran Savaşı konusunda henüz ortak bir tutum belirleyebilmiş değil. Bu konuda sadece münferit ülkelerin hükümet başkanları arasında değil, Brüksel'in yönetim şeması içinde de görüş ayrılıkları göze çarpıyor. Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen pazartesi günü “eski dünya düzeninin” artık var olmadığını söylerken, Konsey Başkanı António Costa salı günü bu görüşe karşı çıktı. Costa, Avrupa'nın dünyanın kurallara dayalı olmaya devam etmesini sağlaması gerektiğini söyledi.

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanmasına yanıt olarak 400 milyon varil stratejik ham petrol rezervini piyasaya sürmeyi planlıyor. Ajansın 32 üye ülkesi, enerji piyasasını istikrara kavuşturmak amacıyla kriz stoklarından daha önce hiç bu kadar büyük miktarda petrolü ortak bir kararla çekmemişti. Ancak basın bu adımı sorunun çözümü şeklinde değerlendirmiyor.

“Bu akşam son olarak büyük ve gururlu İran halkına sesleniyorum: Özgürlük saatiniz geldi.” ABD Başkanı Trump, İran savaşının başında yaptığı konuşmada İran halkına bu sözü vermişti. Dini Lider Ali Hamaney’in öldürülmesinin ardından rejim, halefi olarak oğlunu atadı. Yorumcular, mollaların güç tabanının henüz pek de zayıflamadığı görüşünde.

İran Savaşı’nın ne kadar devam ettirileceğine dair belirsiz sinyaller var: ABD Başkanı Donald Trump, pazartesi günü askeri operasyonu “çok yakında” sona erdirebileceğini söyledi. Bunun üzerine İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu “henüz işimiz bitmedi” açıklamasını yaptı. Salı günü İran’a yönelik hava saldırıları yoğunlaştırılırken, Tahran da İsrail ile Körfez ülkelerini vurmayı sürdürdü. Avrupa basını, gerçekçi çıkış senaryolarını irdeliyor.

Ortadoğu’daki gerilimin tırmanması ve Hürmüz Boğazı’nın kapatılması, dünya genelinde enerji fiyatlarını yükseltiyor. Donald Trump’ın pazartesi günü savaşın muhtemelen kısa sürede sona erebileceğine dair imalarına ve G7 ülkeleri arasında stratejik petrol rezervlerine başvurma yönündeki istişarelere rağmen fiyatlar, şubat sonundaki seviyenin belirgin ölçüde üzerinde seyrediyor. Avrupa basını nedenleri, sonuçları ve çözüm yollarını değerlendiriyor.

İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney oldu. Babası ve selefi Ayetullah Ali Hamaney, ABD ve İsrail’in saldırılarında öldürülmüştü. İsrail ordusu şimdi de oğlunu tehdit etti. ABD Başkanı Donald Trump ise öncesinde Mücteba Hamaney’in kendisi için “kabul edilemez” olduğunu ve Washington’ın onayı olmadan kurulacak bir İran yönetiminin “uzun süre görevde kalmayacağını” söylemişti.

İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, geçtiğimiz hafta televizyonda yaptığı konuşmada “İran’da savaşa hayır!” sözünü yineledi. Bir gün öncesinde ABD Başkanı Donald Trump, Şansölye Friedrich Merz’in huzurunda ABD’nin iki askeri üssü kullanmasına izin vermediği için İspanya’yı sert dille eleştirmiş, İspanya ile ticari ilişkileri kesme tehdidinde bulunmuştu.

İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik hava operasyonları yaklaşık bir haftadır sürüyor. Tahran ise İsrail’e ve komşu Körfez ülkelerine saldırılar düzenleyerek karşılık veriyor. ABD Başkanı Trump’ın adımlarına Washington’da Senato'dan ve Temsilciler Meclisi’nden destek gelirken, hissedilir ölçüde artan petrol fiyatları dünya genelinde ekonomiyi tedirgin ediyor. Avrupalı yorumcular, savaşın nasıl bir seyir izleyebileceğini değerlendiriyor.

Saldırıya uğrayan İran, İsrail’e, bölgedeki ABD üslerine ve zengin güney komşularının altyapılarına füze ve insansız hava aracı fırlatarak karşılık veriyor. Ancak bunların çoğu engelleniyor. Türkiye, muhtemelen Kıbrıs yönüne doğru giden bir füzenin düşürüldüğünü bildirdi. Körfez ülkelerinin bir yanda Tahran, diğer yanda ise Washington ve Tel Aviv ile ilişkileri özellikle karmaşık bir hal alıyor.

Ortadoğu’daki çatışma petrol ve doğalgaz fiyatlarını yükseltti. Önemli petrol üreticilerinden Katar’ın tedariki durdurmasıyla, Amsterdam Borsası’nda cuma günü 32 avronun altında seyreden sıvılaştırılmış doğalgazın (LNG) fiyatı salı günü 62 avronun üzerini gördü. Avrupa basını doğabilecek kısa, orta ve uzun vadeli sonuçları değerlendiriyor.

Avrupa’da, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısına ilişkin farklı tutumlar var. Şansölye Merz, salı günü ABD Başkanı Trump ile görüşmesinde Tahran’daki rejimin ortadan kaldırılması gerektiği konusunda mutabık kalındığını vurguladı. Büyük Britanya başta ABD’nin İran operasyonları için kendi üslerini kullanmasını reddederken, daha sonra sınırlı ölçüde olsa da buna izin verdi. İspanya Başbakanı Sánchez ise askeri saldırıya açıkça karşı çıkarak, bunu uluslararası hukukun ihlali olarak nitelendirdi.

Körfez’deki savaş Rusya’yı da etkiliyor: Bir yandan Tahran, Moskova’nın bir müttefiki ve özellikle de Ukrayna Savaşı’nın başında Rusya’yı insansız hava aracı teknolojisiyle donatmıştı. Öte yandan dünya piyasalarında petrol ve doğalgazda şu sıralar yaşanan darboğaz, Rusya’ya yaptırımlarla kısıtlanan enerji ihracatıyla yeniden daha iyi kazanç elde etme fırsatı sunabilir. Medya ihtimalleri irdeliyor.

ABD, cumartesi sabahı itibarıyla İsrail’le birlikte İran’daki hedefleri vurmaya başladı. Saldırılarda İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney öldürüldü. ABD Başkanı Trump, saldırıya gerekçe olarak İran’ın ABD’yi ve bölgedeki müttefiklerini doğrudan tehdit etmesini gösterdi. Tahran ise İsrail’i ve Amerikan askeri tesislerinin bulunduğu çeşitli Körfez ülkelerini füze ve insansız hava araçlarıyla vurarak karşılık verdi. Avrupa basınında gerilimin daha da tırmanacağı endişesi hâkim.

ABD ile İran arasındaki dolaylı görüşmeler, ABD’nin devasa askeri yığınağının gölgesinde perşembe günü Cenevre’de gerçekleşti. Ana gündem maddesi İran’ın nükleer programıydı, ancak ABD füzeler konusunda da anlaşmaya varılmasında ısrarcıydı. Kayda değer bir ilerleme sağlanamasa da önümüzdeki hafta Viyana’da yeniden görüşmeler yapılması planlanıyor. Medya, her iki tarafın motivasyonlarına ışık tutuyor.