Estonya ücret şeffaflığına ilişkin direktifi uygulamıyor

Estonya hükümeti, bürokrasiyi azaltma gerekçesiyle AB’nin ücret şeffaflığı yönergesini uygulamama kararı aldı. 2023 yılında kabul edilen yönerge, kadınlar ve erkekler arasındaki ücret farkını azaltmayı hedefliyor - üye devletlerin uygulamaya geçmek için hazirana kadar vakti bulunuyor. Yönerge kapsamında, şirketlerin ücret şeffaflığı sağlaması ve cinsiyete dayalı ücret farkına karşı önlemler alması zorunlu kılınıyor.

Tüm alıntıları göster/kapat
Eesti Rahvusringhääling (ERR Online) (EE) /

Hükümetin alaycı tutumu

Estonyalı Eşitlik Sorumlusu Christian Veske, ERR Online’da büyük bir hayal kırıklığı yaşadığını dile getiriyor:

“Estonya, AB içindeki en yüksek cinsiyete dayalı ücret farkına sahip ülke ve bu yüzden de yönergenin uygulanmasındaki gecikme her şeyden önce bu eşitsizliği kabul ettiğimiz anlamına geliyor. Dahası, hükümetten Estonya’nın gerekirse şirketlerin idari yükünü artırmaktansa para cezası ödemeyi tercih edeceği yönünde görüşler duyuluyor. Devletin, çalışanların (vergi mükelleflerinin) temel haklarını korumaya yardımcı olacak önlemleri almamak uğruna kendi vergi mükelleflerinin parasını harcamaya hazır olduğu anlamına gelen son derece alaycı bir bakış açısı.”

Õhtuleht (EE) /

Net çoğunluk görüşü görmezden geliniyor

Feminist sivil toplum kuruluşu Feministeerium’un kurucularından Kadi Viik, Õhtuleht’te sert eleştiriyor:

“Hükümetin bilerek kendini işveren dostu gibi konumlandırmak istemesi pek sorun değil. Ancak dürüst olmamak, siyasi kararları fantezilerle gerekçelendirmek ve güvenilirlik eksikliği şüphesiz sıkıntı yaratan hususlar. ... Estonya nüfusunun koca bir yüzde 92’si, iş ilanlarında maaş aralıklarının belirtilmesi gerektiği görüşünde. İnsanların böylesine net bir şekilde istediği ve en ufak bir ‘ideoloji’ ya da kutuplaşma emaresi barındırmayan başka bir şey kaldı mı?”

Verslo žinios (LT) /

Cezaların yanında itibar kaybı da var

Verslo žinios, AB düzenlemesinin işleyişini şöyle açıklıyor:

“Elbette tam bir eşitlik söz konusu olamaz - yönergenin asıl amacı da zaten bu değil. Ancak işverenler, ücret farklılıklarını objektif ve anlaşılabilir bir şekilde gerekçelendirmek zorundalar. Çünkü mesele yalnızca olası para cezaları ya da çalışanların uğradıkları haksızlık nedeniyle talep edebilecekleri yüksek tazminatlar değil. İşverenler aynı zamanda itibar kaybı riski de taşıyor. Böylesi bir haksızlığın ortaya çıkması imajlarına zarar verir.”